SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
İstiğfar duası her zaman okunabilir; belirli bir vakitle sınırlı değildir. Sabah kalktığında, gece yatmadan önce, namaz sonrasında, bir hata yaptığını hissettiğinde ya da hiçbir sebep olmaksızın yalnızca Allah'a yönelmek istediğinde istiğfar getirebilirsin. Kur'an'da ve hadislerde istiğfarın belirli vakitlerde özellikle teşvik edildiği görülse de bu, diğer zamanlarda okunmayacağı anlamına gelmez.
İstiğfar, özünde Allah'tan bağışlanma dilemektir. "Estağfirullah" demek de istiğfardır, "Estağfirullahe ve etûbü ileyh" demek de. En bilinen uzun istiğfar duası olan Seyyidü'l-İstiğfar ise hadislerde sabah ve akşam vakitleriyle özellikle anılmıştır.
Hadislerde bazı vakitler istiğfar için öne çıkar. Bunların başında sabah ve akşam gelir. Seyyidü'l-İstiğfar duasını sabah okuyan kişi o gün vefat ederse cennet ehlinden olacağı, akşam okuyan da aynı şekilde olacağı Buhârî'de rivayet edilmiştir. Bu nedenle sabah-akşam zikirleri arasında istiğfar önemli bir yer tutar.
Seher vakti, yani gecenin son üçte biri de istiğfarla anılan bir zaman dilimidir. Âl-i İmrân suresinin 17. ayetinde "seher vakitlerinde istiğfar edenler" ifadesi geçer. Gece namazı kılıp ardından istiğfar getirmek bu ayetle birlikte değerlendirilmiştir.
Namaz sonrası da istiğfar için geleneksel bir vakittir. Hz. Peygamber'in farz namazların arkasından üç kez "Estağfirullah" dediği Müslim'de rivayet edilmiştir. Namazdan döner dönmez istiğfar getirmek, namazın hemen akabinde bir tevbe ve yönelişi simgeler.
Seyyidü'l-İstiğfar, "istiğfarların efendisi" anlamına gelir ve Buhârî'de Şeddad bin Evs'ten rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber bu duayı öğretirken sabah ve akşam okunmasını tavsiye etmiştir.
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu:
Allâhümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abdüke, ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûü leke bini'metike aleyye, ve ebûü bizenbî fağfirlî, feinnehû lâ yağfiruzzünûbe illâ ente.
Anlamı:
"Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın, ben de senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim söz ve ahdim üzereyim. İşlediğim kötülüklerin şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetini kabul eder, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; zira günahları ancak sen bağışlarsın."
Kaynağı: Buhârî, Deavât, 2
Bu duanın sabah ve akşam okunmasının özellikle tavsiye edilmesi, onu günlük zikirler arasında en güçlü istiğfar dualarından biri hâline getirmiştir.
Evet, bir hata ya da günah işlendiğinde hemen istiğfar etmek teşvik edilmiştir. Âl-i İmrân suresinin 135. ayetinde "bir kötülük yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahları için bağışlanma dileyenler" övgüyle anılır. Bu ayet, günahın hemen ardından istiğfarın yerini açıkça ortaya koyar.
Hadislerde de bir kul günah işleyip ardından abdest alarak iki rekât namaz kılsa ve Allah'tan bağışlanma dilese Allah'ın onu bağışlayacağı ifade edilmiştir. Bu rivayet Ebû Dâvûd ve Tirmizî'de geçmektedir. Dolayısıyla günah anı, istiğfar için en anlamlı vakitlerden biridir.
Hadislerde belirli bir sayı zikredilmiştir; ancak bu sayı zorunlu bir sınır değil, bir örnek niteliğindedir. Hz. Peygamber'in günde yüz kez istiğfar ettiği Müslim'de rivayet edilmiştir. Namaz sonrasında üç kez "Estağfirullah" demek ise yine hadislere dayanan yaygın bir uygulamadır.
Belirli bir sayıya ulaşmak zorunlu değildir. Önemli olan samimiyetle, kalben yönelerek istiğfar etmektir. Günde yetmiş ya da yüz kez gibi ifadeler çokluk ve süreklilik anlamı taşır; bir ritüel sayısı olarak katı biçimde uygulanması gerek
İstiğfar, özünde Allah'tan bağışlanma dilemektir. "Estağfirullah" demek de istiğfardır, "Estağfirullahe ve etûbü ileyh" demek de. En bilinen uzun istiğfar duası olan Seyyidü'l-İstiğfar ise hadislerde sabah ve akşam vakitleriyle özellikle anılmıştır.
Hangi Vakitlerde İstiğfar Özellikle Teşvik Edilmiştir?
Hadislerde bazı vakitler istiğfar için öne çıkar. Bunların başında sabah ve akşam gelir. Seyyidü'l-İstiğfar duasını sabah okuyan kişi o gün vefat ederse cennet ehlinden olacağı, akşam okuyan da aynı şekilde olacağı Buhârî'de rivayet edilmiştir. Bu nedenle sabah-akşam zikirleri arasında istiğfar önemli bir yer tutar.
Seher vakti, yani gecenin son üçte biri de istiğfarla anılan bir zaman dilimidir. Âl-i İmrân suresinin 17. ayetinde "seher vakitlerinde istiğfar edenler" ifadesi geçer. Gece namazı kılıp ardından istiğfar getirmek bu ayetle birlikte değerlendirilmiştir.
Namaz sonrası da istiğfar için geleneksel bir vakittir. Hz. Peygamber'in farz namazların arkasından üç kez "Estağfirullah" dediği Müslim'de rivayet edilmiştir. Namazdan döner dönmez istiğfar getirmek, namazın hemen akabinde bir tevbe ve yönelişi simgeler.
Seyyidü'l-İstiğfar Nedir, Sabah Akşam Okunur mu?
Seyyidü'l-İstiğfar, "istiğfarların efendisi" anlamına gelir ve Buhârî'de Şeddad bin Evs'ten rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber bu duayı öğretirken sabah ve akşam okunmasını tavsiye etmiştir.
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu:
Allâhümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abdüke, ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûü leke bini'metike aleyye, ve ebûü bizenbî fağfirlî, feinnehû lâ yağfiruzzünûbe illâ ente.
Anlamı:
"Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın, ben de senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim söz ve ahdim üzereyim. İşlediğim kötülüklerin şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetini kabul eder, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; zira günahları ancak sen bağışlarsın."
Kaynağı: Buhârî, Deavât, 2
Bu duanın sabah ve akşam okunmasının özellikle tavsiye edilmesi, onu günlük zikirler arasında en güçlü istiğfar dualarından biri hâline getirmiştir.
Günah İşledikten Hemen Sonra İstiğfar Edilir mi?
Evet, bir hata ya da günah işlendiğinde hemen istiğfar etmek teşvik edilmiştir. Âl-i İmrân suresinin 135. ayetinde "bir kötülük yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahları için bağışlanma dileyenler" övgüyle anılır. Bu ayet, günahın hemen ardından istiğfarın yerini açıkça ortaya koyar.
Hadislerde de bir kul günah işleyip ardından abdest alarak iki rekât namaz kılsa ve Allah'tan bağışlanma dilese Allah'ın onu bağışlayacağı ifade edilmiştir. Bu rivayet Ebû Dâvûd ve Tirmizî'de geçmektedir. Dolayısıyla günah anı, istiğfar için en anlamlı vakitlerden biridir.
İstiğfar Kaç Defa Okunmalı?
Hadislerde belirli bir sayı zikredilmiştir; ancak bu sayı zorunlu bir sınır değil, bir örnek niteliğindedir. Hz. Peygamber'in günde yüz kez istiğfar ettiği Müslim'de rivayet edilmiştir. Namaz sonrasında üç kez "Estağfirullah" demek ise yine hadislere dayanan yaygın bir uygulamadır.
Belirli bir sayıya ulaşmak zorunlu değildir. Önemli olan samimiyetle, kalben yönelerek istiğfar etmektir. Günde yetmiş ya da yüz kez gibi ifadeler çokluk ve süreklilik anlamı taşır; bir ritüel sayısı olarak katı biçimde uygulanması gerek