DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Tesbihat, namazın ardından sırasıyla 33'er kez sübhanallah, elhamdülillah ve Allahu ekber denilmesi; akabinde bir kez de kelime-i tevhidin getirilmesiyle tamamlanan bir zikirdir. Bu uygulama Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bizzat tarif ettiği ve sahih hadislerle sabit olan bir sünnettir. Namazın hemen akabinde oturmak, kıbleye yönelmek ve zikirleri bilinçli biçimde söylemek tesbihatın temel çerçevesini oluşturur.
Tesbihatın kaynağı Müslim'de yer alan bir hadise dayanır. Hz. Ebu Hüreyre'nin (r.a.) naklettiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Her namazın ardından otuz üç kez sübhanallah, otuz üç kez elhamdülillah, otuz üç kez Allahu ekber dersiniz; bu doksan üç eder. Yüzü tamamlamak için de 'Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr' dersiniz." (Müslim, Mesâcid, 146) Bu hadis tesbihatın hem sayısını hem de sonunda okunacak zikirle birlikte nasıl tamamlanacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Namaz selam verildikten sonra tesbihat başlar. Önce kıbleye dönük oturmaya devam etmek sünnete uygun bir başlangıçtır. Ardından zikirler şu sırayla getirilir:
33 kez: Sübhânallah (سُبْحَانَ اللّٰهِ) — "Allah her türlü eksiklikten münezzehtir."
33 kez: Elhamdülillah (اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ) — "Hamd yalnızca Allah'a mahsustur."
33 kez: Allahu ekber (اَللّٰهُ أَكْبَرُ) — "Allah en büyüktür."
Bu üç zikir doksan üç eder. Yüzü tamamlamak için bir kez şu cümle okunur:
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Anlamı: "Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir."
Zikirler söylenirken tesbih taneleri kullanmak caizdir; parmak boğumlarıyla saymak da Hz. Peygamber'in uygulamasına dayanan bir yöntemdir. Hangi yöntem tercih edilirse edilsin, sayıyı takip etmek ve her zikri bilinçli biçimde söylemek esastır.
Tesbihat namazın sonundaki selamın ardından yapılır. Beş vakit namazın tamamında uygulanabilir; farz, sünnet veya nafile namazların ardından da getirilmesi mümkündür. Ancak hadis rivayetlerinde tesbihatın özellikle farz namazlarının akabinde getirilmesine vurgu yapıldığı görülmektedir.
Bazı âlimler Asr ve Sabah namazlarının ardından tesbihatın daha büyük bir önem taşıdığını söylemiştir; bu görüş ilgili hadislerdeki teşvik ifadelerine dayanır. Bununla birlikte tesbihatı yalnızca belirli namazlara tahsis etmek zorunlu değildir; her namazın ardından yapılması sünnete uygundur.
Parmak boğumlarıyla saymak Hz. Peygamber'in bizzat uyguladığı bir yöntemdir. Ebu Davud'da yer alan bir rivayette Resûlullah'ın (s.a.v.) tesbih zikirlerini sağ eliyle saydığı aktarılmaktadır. (Ebu Davud, Vitr, 26) Tesbih tanesi kullanmak ise sahabe döneminden itibaren yaygın bir uygulama olarak nakledilmiştir; bu konuda herhangi bir yasak bulunmamaktadır.
Önemli olan yöntem değil, zikrin bilinçli ve dikkatli biçimde getirilmesidir. Tesbih kullanmak sayıyı kaybetmeyi önler ve zihni zikre odaklamaya yardımcı olabilir; bu bakımdan pratikte faydalı bir araçtır.
Tesbihat için sesli veya sessiz okunması konusunda belirleyici bir rivayet bulunmamaktadır. Genel uygulama fısıltı düzeyinde, yalnızca kişinin kendisinin duyabileceği bir sesle zikretmek yönündedir. Cemaatin birlikte yüksek sesle zikretmesi ise âlimler arasında farklı görüşlere konu olmuştur; bu mesele fıkhî bir tartışma alanıdır ve tek bir doğru uygulama olarak sunulmaz.
Namaz sonrası sünnet olan zikirler tesbihatla sınırlı değildir. Önce selam verilir, ardından istiğfar (estağfirullah) üç kez getirilir; akabinde tesbihat yapılır. Tesbihatın ardından Âyetü'l-Kürsî (Bakara suresi, 255. ayet) okunması da hadislerle teşvik edilmiş bir uygulamadır. Müslim'deki bir rivayette Hz. Peygamber, her namazın ardından Âyetü'l-Kürsî okuyan kişi için cennete giriş önünde yalnızca ölümün engel kaldığını bildirmiştir. (Müslim, Mesâcid, 255. ayet rivayeti yerine bu bilgi Nesâî ve İbn Hibbân'da yer almaktadır; kesin kaynak olarak yalnızca Müslim belirtilmesi doğru olmaz.)
Özetle namaz son
Tesbihatın kaynağı Müslim'de yer alan bir hadise dayanır. Hz. Ebu Hüreyre'nin (r.a.) naklettiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Her namazın ardından otuz üç kez sübhanallah, otuz üç kez elhamdülillah, otuz üç kez Allahu ekber dersiniz; bu doksan üç eder. Yüzü tamamlamak için de 'Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr' dersiniz." (Müslim, Mesâcid, 146) Bu hadis tesbihatın hem sayısını hem de sonunda okunacak zikirle birlikte nasıl tamamlanacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Tesbihat Adım Adım Nasıl Yapılır?
Namaz selam verildikten sonra tesbihat başlar. Önce kıbleye dönük oturmaya devam etmek sünnete uygun bir başlangıçtır. Ardından zikirler şu sırayla getirilir:
33 kez: Sübhânallah (سُبْحَانَ اللّٰهِ) — "Allah her türlü eksiklikten münezzehtir."
33 kez: Elhamdülillah (اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ) — "Hamd yalnızca Allah'a mahsustur."
33 kez: Allahu ekber (اَللّٰهُ أَكْبَرُ) — "Allah en büyüktür."
Bu üç zikir doksan üç eder. Yüzü tamamlamak için bir kez şu cümle okunur:
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Anlamı: "Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir."
Zikirler söylenirken tesbih taneleri kullanmak caizdir; parmak boğumlarıyla saymak da Hz. Peygamber'in uygulamasına dayanan bir yöntemdir. Hangi yöntem tercih edilirse edilsin, sayıyı takip etmek ve her zikri bilinçli biçimde söylemek esastır.
Tesbihat Namazın Hangi Bölümünden Sonra Yapılır?
Tesbihat namazın sonundaki selamın ardından yapılır. Beş vakit namazın tamamında uygulanabilir; farz, sünnet veya nafile namazların ardından da getirilmesi mümkündür. Ancak hadis rivayetlerinde tesbihatın özellikle farz namazlarının akabinde getirilmesine vurgu yapıldığı görülmektedir.
Bazı âlimler Asr ve Sabah namazlarının ardından tesbihatın daha büyük bir önem taşıdığını söylemiştir; bu görüş ilgili hadislerdeki teşvik ifadelerine dayanır. Bununla birlikte tesbihatı yalnızca belirli namazlara tahsis etmek zorunlu değildir; her namazın ardından yapılması sünnete uygundur.
Tesbihat Tesbih veya Parmakla Sayılabilir mi?
Parmak boğumlarıyla saymak Hz. Peygamber'in bizzat uyguladığı bir yöntemdir. Ebu Davud'da yer alan bir rivayette Resûlullah'ın (s.a.v.) tesbih zikirlerini sağ eliyle saydığı aktarılmaktadır. (Ebu Davud, Vitr, 26) Tesbih tanesi kullanmak ise sahabe döneminden itibaren yaygın bir uygulama olarak nakledilmiştir; bu konuda herhangi bir yasak bulunmamaktadır.
Önemli olan yöntem değil, zikrin bilinçli ve dikkatli biçimde getirilmesidir. Tesbih kullanmak sayıyı kaybetmeyi önler ve zihni zikre odaklamaya yardımcı olabilir; bu bakımdan pratikte faydalı bir araçtır.
Tesbihat Okunurken Sesli mi Sessiz mi Olunmalı?
Tesbihat için sesli veya sessiz okunması konusunda belirleyici bir rivayet bulunmamaktadır. Genel uygulama fısıltı düzeyinde, yalnızca kişinin kendisinin duyabileceği bir sesle zikretmek yönündedir. Cemaatin birlikte yüksek sesle zikretmesi ise âlimler arasında farklı görüşlere konu olmuştur; bu mesele fıkhî bir tartışma alanıdır ve tek bir doğru uygulama olarak sunulmaz.
Tesbihat Namazdan Sonra Okunan Diğer Zikirlerle Nasıl Bir Arada Yapılır?
Namaz sonrası sünnet olan zikirler tesbihatla sınırlı değildir. Önce selam verilir, ardından istiğfar (estağfirullah) üç kez getirilir; akabinde tesbihat yapılır. Tesbihatın ardından Âyetü'l-Kürsî (Bakara suresi, 255. ayet) okunması da hadislerle teşvik edilmiş bir uygulamadır. Müslim'deki bir rivayette Hz. Peygamber, her namazın ardından Âyetü'l-Kürsî okuyan kişi için cennete giriş önünde yalnızca ölümün engel kaldığını bildirmiştir. (Müslim, Mesâcid, 255. ayet rivayeti yerine bu bilgi Nesâî ve İbn Hibbân'da yer almaktadır; kesin kaynak olarak yalnızca Müslim belirtilmesi doğru olmaz.)
Özetle namaz son