SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Bela ve musibet duası, İslam'da belirli bir isimle sabitlenmiş tek bir dua değildir; ancak Kur'an'da ve hadislerde bela, sıkıntı ve musibet anlarında okunması tavsiye edilen birkaç dua ve ayet mevcuttur. Bunların en tanınmışı, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sıkıntı ve üzüntü anlarında okuduğu rivayet edilen dualar ile Bakara Suresi'nin 155–157. ayetlerinde geçen "innâ lillâh" ifadesidir. Aşağıda bu kaynakların tamamı ayrı ayrı ele alınmaktadır.
Kur'an'da bela ve musibetle doğrudan ilişkilendirilen en temel ayet Bakara Suresi 155–157. ayetlerdir. Allah Teâlâ bu ayetlerde sabredenleri müjdeler ve musibet anında söylenecek sözü bizzat öğretir:
Arapça:
إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
Okunuşu:
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
Anlamı:
"Şüphesiz biz Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz."
Kaynağı:
Kur'an, Bakara Suresi, 2:156
Bu ayet bir dua cümlesi olarak değil, musibet karşısında söylenecek bir teslimiyetin ifadesi olarak gelmiştir. Müslümanlar tarihsel olarak bu ayeti bir ölüm haberi duyduklarında, bir kayıpla karşılaştıklarında ya da bir sıkıntıya uğradıklarında okur. Ayetin bağlamı, sabreden ve bu sözü söyleyen kimselere Allah'ın salât, rahmet ve hidayet nasip edeceğini haber verir.
Sahih Muslim'de yer alan bir rivayette Hz. Peygamber (s.a.v.), musibete uğrayan kişinin "innâ lillâh" dedikten sonra şu duayı okumasını tavsiye etmiştir:
Arapça:
اللَّهُمَّ أْجُرْنِي فِي مُصِيبَتِي وَأَخْلِفْ لِي خَيْرًا مِنْهَا
Okunuşu:
Allâhümme'curnî fî musîbetî ve ahlif lî hayran minhâ.
Anlamı:
"Allah'ım, musibetimde bana ecir ver ve onun yerine bana daha hayırlısını nasip et."
Kaynağı:
Sahih Muslim, Kitâbü'l-Cenâiz, Hadis No: 918
Rivayette Hz. Peygamber, bu duayı okuyan kişiye Allah'ın musibetinin ecrini vereceğini ve yerine daha hayırlısını ihsan edeceğini bildirmiştir. Hz. Ümmü Seleme, kocası Ebu Seleme vefat ettiğinde bu duayı okuduğunu ve ardından Allah'ın ona Hz. Peygamber'i nasip ettiğini bizzat aktarır.
Hadis kaynaklarında bela, sıkıntı ve üzüntü anlarına özgü başka dualar da rivayet edilmiştir.
Üzüntü ve Sıkıntı Duası (Tirmizî):
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ وَابْنُ عَبْدِكَ وَابْنُ أَمَتِكَ نَاصِيَتِي بِيَدِكَ مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ أَوِ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي وَنُورَ صَدْرِي وَجَلَاءَ حُزْنِي وَذَهَابَ هَمِّي
Okunuşu:
Allâhümme innî abdüke vebni abdike vebni emetike, nâsıyetî bi-yedike, mâdin fiyye hükmüke, adlün fiyye kadâuke, es'elüke bi-külli'smin hüve leke semmeyte bihî nefseke ev enzeltehu fî kitâbike ev allemtehu ehaden min halkike ev iste'serte bihî fî ilmi'l-gaybi indeke en tec'ale'l-Kur'âne rebîa kalbî ve nûra sadrî ve celâe huznî ve zehâbe hemmî.
Anlamı:
"Allah'ım, ben senin kulunum, kulunun oğluyum, cariyenin oğluyum. Alnım senin elindedir. Hakkımda hükmün geçerlidir, hakkımdaki kaderindir adil olan. Senden, kendine verdiğin ya da kitabında indirdiğin ya da yarattıklarından birine öğrettiğin ya da gayb ilminde yalnız sende sakladığın her ismin hürmetine istiyorum: Kur'an'ı kalbimin baharı, göğsümün nuru, hüznümün gidericisi ve sıkıntımın kaldırıcısı kıl."
Kaynağı:
Müsned-i Ahmed, Hadis No: 3712; Tirmizî bu duanın okunduğunda Allah'ın üzüntüyü gidereceğini bildiren rivayeti aktarır.
Musibet Anında Okunan Kur'an Ayeti: İnnâ lillâh
Kur'an'da bela ve musibetle doğrudan ilişkilendirilen en temel ayet Bakara Suresi 155–157. ayetlerdir. Allah Teâlâ bu ayetlerde sabredenleri müjdeler ve musibet anında söylenecek sözü bizzat öğretir:
Arapça:
إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
Okunuşu:
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
Anlamı:
"Şüphesiz biz Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz."
Kaynağı:
Kur'an, Bakara Suresi, 2:156
Bu ayet bir dua cümlesi olarak değil, musibet karşısında söylenecek bir teslimiyetin ifadesi olarak gelmiştir. Müslümanlar tarihsel olarak bu ayeti bir ölüm haberi duyduklarında, bir kayıpla karşılaştıklarında ya da bir sıkıntıya uğradıklarında okur. Ayetin bağlamı, sabreden ve bu sözü söyleyen kimselere Allah'ın salât, rahmet ve hidayet nasip edeceğini haber verir.
Hz. Peygamber'den Rivayet Edilen Musibet Duası
Sahih Muslim'de yer alan bir rivayette Hz. Peygamber (s.a.v.), musibete uğrayan kişinin "innâ lillâh" dedikten sonra şu duayı okumasını tavsiye etmiştir:
Arapça:
اللَّهُمَّ أْجُرْنِي فِي مُصِيبَتِي وَأَخْلِفْ لِي خَيْرًا مِنْهَا
Okunuşu:
Allâhümme'curnî fî musîbetî ve ahlif lî hayran minhâ.
Anlamı:
"Allah'ım, musibetimde bana ecir ver ve onun yerine bana daha hayırlısını nasip et."
Kaynağı:
Sahih Muslim, Kitâbü'l-Cenâiz, Hadis No: 918
Rivayette Hz. Peygamber, bu duayı okuyan kişiye Allah'ın musibetinin ecrini vereceğini ve yerine daha hayırlısını ihsan edeceğini bildirmiştir. Hz. Ümmü Seleme, kocası Ebu Seleme vefat ettiğinde bu duayı okuduğunu ve ardından Allah'ın ona Hz. Peygamber'i nasip ettiğini bizzat aktarır.
Sıkıntı ve Bela Anında Okunabilecek Diğer Kaynaklı Dualar
Hadis kaynaklarında bela, sıkıntı ve üzüntü anlarına özgü başka dualar da rivayet edilmiştir.
Üzüntü ve Sıkıntı Duası (Tirmizî):
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ وَابْنُ عَبْدِكَ وَابْنُ أَمَتِكَ نَاصِيَتِي بِيَدِكَ مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ أَوِ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي وَنُورَ صَدْرِي وَجَلَاءَ حُزْنِي وَذَهَابَ هَمِّي
Okunuşu:
Allâhümme innî abdüke vebni abdike vebni emetike, nâsıyetî bi-yedike, mâdin fiyye hükmüke, adlün fiyye kadâuke, es'elüke bi-külli'smin hüve leke semmeyte bihî nefseke ev enzeltehu fî kitâbike ev allemtehu ehaden min halkike ev iste'serte bihî fî ilmi'l-gaybi indeke en tec'ale'l-Kur'âne rebîa kalbî ve nûra sadrî ve celâe huznî ve zehâbe hemmî.
Anlamı:
"Allah'ım, ben senin kulunum, kulunun oğluyum, cariyenin oğluyum. Alnım senin elindedir. Hakkımda hükmün geçerlidir, hakkımdaki kaderindir adil olan. Senden, kendine verdiğin ya da kitabında indirdiğin ya da yarattıklarından birine öğrettiğin ya da gayb ilminde yalnız sende sakladığın her ismin hürmetine istiyorum: Kur'an'ı kalbimin baharı, göğsümün nuru, hüznümün gidericisi ve sıkıntımın kaldırıcısı kıl."
Kaynağı:
Müsned-i Ahmed, Hadis No: 3712; Tirmizî bu duanın okunduğunda Allah'ın üzüntüyü gidereceğini bildiren rivayeti aktarır.