OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Dileğin kabul olması için Kur'an ve hadislerde doğrudan bu isimle belirlenmiş tek bir dua yoktur; ancak hem Kur'an'dan hem de Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sahih hadislerinden aktarılan, dilek ve ihtiyaçlar için okunabileceği rivayet edilen dualar mevcuttur. Bunların başında Bakara Suresi'nin son iki ayeti olan Âmenerrasûlü gelir; ardından Hz. Peygamber'in çeşitli durum ve ihtiyaçlar için öğrettiği münâcaat duaları ve istiğfar gelir. Hangi duayı okuyacağını bilmek kadar, duanın içtenlikle ve samimiyetle yapılması da İslam'ın dua anlayışında merkezi bir yer tutar.
Kur'an ve hadis literatüründe belirli bir dünyevi dileğin gerçekleşmesi için özel olarak adlandırılmış bir dua kategorisi bulunmaz. Bununla birlikte, İslam alimleri ihtiyaç ve dilekler için okunabileceğini belirttiği birkaç temel dua ve ayet grubu vardır.
Bunların en bilineni Bakara Suresi'nin son iki ayetidir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu ayetlerin her gece okunmasını tavsiye etmiş; Buhârî ve Müslim'de yer alan rivayetlerde bu ayetlerin kişiye yeteceği bildirilmiştir. "Kişiye yetmesi" ifadesi, genel manada dünyevi ve uhrevi ihtiyaçlara karşı bir kapsam olarak anlaşılmıştır.
Bir diğer kaynaklı dua ise Hz. Peygamber'in sıkıntı ve darlık anlarında okuduğu rivayet edilen şu duadır:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ
Okunuşu:
Allâhümme innî es'elüke'l-âfiyete fi'd-dünyâ ve'l-âhırah.
Anlamı:
"Allah'ım, senden dünyada ve ahirette afiyet istiyorum."
Kaynağı:
İbn Mâce, Dua, 2; Ebû Dâvûd, Edeb, 110. Hz. Abbas'tan (r.a.) rivayet edilmiştir.
Bu dua, hem maddi hem manevi sıkıntılara karşı kapsamlı bir talep içerdiği için İslam alimleri tarafından özellikle vurgulanmıştır.
Belirli bir dileğin gerçekleşmesi için fıkıh ve hadis literatüründe yer alan en somut uygulamalardan biri hacet namazıdır. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bir ihtiyacı olan kişiye namaz kılmasını, ardından dua etmesini tavsiye ettiğine dair rivayetler bulunmaktadır. Bu rivayetin kaynağı Tirmizî'nin Sünen'idir; ancak hadis âlimleri bu rivayetin senedi hakkında farklı değerlendirmeler yapmıştır. Tirmizî hadisin "garîb" olduğunu belirtmiştir.
Hacet namazının şekli kaynaklarda kesin olarak belirlenmemiştir; iki ila on iki rekât arasında kıldırıldığına dair farklı aktarımlar mevcuttur. Temel anlayış şudur: Kişi abdest alır, namaz kılar, Allah'ı hamd ve sena ile anar, Hz. Peygamber'e salât getirir, ardından ihtiyacını içtenlikle Allah'a arz eder.
Namazın ardından okunabilecek dua olarak Tirmizî rivayetinde şu metin geçmektedir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm. Sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm. Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn. Es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâime mağfiretike ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ismin.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O Halîm'dir, Kerîm'dir. Yüce Arş'ın Rabbi Allah'ı tenzih ederim. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretinin kesinliklerini, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet istiyorum."
Kaynağı:
Tirmizî, Vitir, 17 (Hadis no: 479).
Kur'an'da Nûh Suresi'nde (71/10-12) Hz. Nûh'un kavmine söylediği sözler aktarılır: Çok istiğfar ederlerse Allah'ın üzerlerine bol yağmur yağdıracağını, onları mal, evlat ve bahçelerle nimetlendireceğini bildirir. Bu ayetler, istiğfarın maddi ihtiyaçların giderilmesiyle bağlantısını gösteren Kur'an'daki en açık pasajlardan biridir.
Arapça:
فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا يُرْسِلِ السَّمَاءَ عَلَيْك
Dileğin Kabul Olması İçin Hangi Dualar Okunabilir?
Kur'an ve hadis literatüründe belirli bir dünyevi dileğin gerçekleşmesi için özel olarak adlandırılmış bir dua kategorisi bulunmaz. Bununla birlikte, İslam alimleri ihtiyaç ve dilekler için okunabileceğini belirttiği birkaç temel dua ve ayet grubu vardır.
Bunların en bilineni Bakara Suresi'nin son iki ayetidir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu ayetlerin her gece okunmasını tavsiye etmiş; Buhârî ve Müslim'de yer alan rivayetlerde bu ayetlerin kişiye yeteceği bildirilmiştir. "Kişiye yetmesi" ifadesi, genel manada dünyevi ve uhrevi ihtiyaçlara karşı bir kapsam olarak anlaşılmıştır.
Bir diğer kaynaklı dua ise Hz. Peygamber'in sıkıntı ve darlık anlarında okuduğu rivayet edilen şu duadır:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ
Okunuşu:
Allâhümme innî es'elüke'l-âfiyete fi'd-dünyâ ve'l-âhırah.
Anlamı:
"Allah'ım, senden dünyada ve ahirette afiyet istiyorum."
Kaynağı:
İbn Mâce, Dua, 2; Ebû Dâvûd, Edeb, 110. Hz. Abbas'tan (r.a.) rivayet edilmiştir.
Bu dua, hem maddi hem manevi sıkıntılara karşı kapsamlı bir talep içerdiği için İslam alimleri tarafından özellikle vurgulanmıştır.
Hacet Namazı ve Duası
Belirli bir dileğin gerçekleşmesi için fıkıh ve hadis literatüründe yer alan en somut uygulamalardan biri hacet namazıdır. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bir ihtiyacı olan kişiye namaz kılmasını, ardından dua etmesini tavsiye ettiğine dair rivayetler bulunmaktadır. Bu rivayetin kaynağı Tirmizî'nin Sünen'idir; ancak hadis âlimleri bu rivayetin senedi hakkında farklı değerlendirmeler yapmıştır. Tirmizî hadisin "garîb" olduğunu belirtmiştir.
Hacet namazının şekli kaynaklarda kesin olarak belirlenmemiştir; iki ila on iki rekât arasında kıldırıldığına dair farklı aktarımlar mevcuttur. Temel anlayış şudur: Kişi abdest alır, namaz kılar, Allah'ı hamd ve sena ile anar, Hz. Peygamber'e salât getirir, ardından ihtiyacını içtenlikle Allah'a arz eder.
Namazın ardından okunabilecek dua olarak Tirmizî rivayetinde şu metin geçmektedir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm. Sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm. Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn. Es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâime mağfiretike ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ismin.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O Halîm'dir, Kerîm'dir. Yüce Arş'ın Rabbi Allah'ı tenzih ederim. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretinin kesinliklerini, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet istiyorum."
Kaynağı:
Tirmizî, Vitir, 17 (Hadis no: 479).
İstiğfarın Dileğe Etkisi
Kur'an'da Nûh Suresi'nde (71/10-12) Hz. Nûh'un kavmine söylediği sözler aktarılır: Çok istiğfar ederlerse Allah'ın üzerlerine bol yağmur yağdıracağını, onları mal, evlat ve bahçelerle nimetlendireceğini bildirir. Bu ayetler, istiğfarın maddi ihtiyaçların giderilmesiyle bağlantısını gösteren Kur'an'daki en açık pasajlardan biridir.
Arapça:
فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا يُرْسِلِ السَّمَاءَ عَلَيْك