SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
"Dilek duası" diye özel bir dua adı ne Kur'an'da ne de hadis kaynaklarında geçer. Ama insanların bu aramayla aradığı şey çok nettir: Allah'tan bir şey istemek, bir dileği dile getirmek için okunabilecek, kaynağı güvenilir bir dua. Ve bu ihtiyacı karşılayan dualar, hem Kur'an'da hem hadislerde bolca yer alır.
Dua etmek isteyenler için en çok başvurulan ve kaynağı doğrulanmış dualardan biri şudur:
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru."
Kaynağı:
Bakara Suresi, 201. ayet. Aynı zamanda Hz. Peygamber'in sıklıkla okuduğu bir dua olarak sahih hadislerde de yer alır. (Buhârî, Deavât, 55; Müslim, Zikir, 23)
Bu dua hem dünya hem ahiret için kapsamlı bir dilek içerdiğinden, herhangi bir niyet ve istek için okunabilir.
Kur'an ve hadislerde, Allah'tan bir şey istemek için okunabilecek başka dualar da vardır. Bunlar belirli bir "dilek duası" adıyla değil, içerikleri itibarıyla geniş kapsamlı istek ve yakarışlar olarak rivayet edilmiştir.
Hz. Musa'nın duası olarak Kur'an'da geçen şu ayet, kısa ve özlü bir şekilde Allah'tan yardım ve hayır istemektedir:
Arapça:
رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Okunuşu:
Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.
Anlamı:
"Rabbim! Şüphesiz bana indireceğin her hayra muhtacım."
Kaynağı:
Kasas Suresi, 24. ayet.
Bu ayet doğrudan bir dua cümlesi içerdiğinden, Allah'tan yardım ve hayır talep ederken okunabilir.
Bir diğer güçlü kaynaklı dua ise şudur:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ هَذَا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهِ
Okunuşu:
Allâhümme innî es'elüke hayra hâzâ ve eûzü bike min şerrih.
Anlamı:
"Allah'ım! Bunun hayrını Senden isterim, şerrinden de Sana sığınırım."
Kaynağı:
Ebû Dâvûd, Edeb, 110. Yeni bir işe, duruma veya karara başlarken okunduğu rivayet edilmiştir.
Bir dileği olan kişinin namaz kılıp ardından dua etmesi, hadis kaynaklarında yer alan bir uygulamadır. Buna hacet namazı denir. Tirmizî'de rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber, bir ihtiyacı olan kişinin abdest alıp iki rekât namaz kılmasını, ardından Allah'a hamd ve Hz. Peygamber'e salavat getirmesini, sonra şu duayı okumasını tavsiye etmiştir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm, el-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâime mağfiretike ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ismin, lâ teda' lî zenben illâ ğaferteh, ve lâ hemmen illâ ferrachteh, ve lâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O Halîm'dir, Kerîm'dir. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah her türlü noksanlıktan münezzehtir. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretini kesinleştiren sebepleri, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet istiyorum. Bağışlamadığın bir günahımı, gidermediğin bir sıkıntımı ve razı olduğun hâlde yerine getirmediğin bir iht
Dua etmek isteyenler için en çok başvurulan ve kaynağı doğrulanmış dualardan biri şudur:
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru."
Kaynağı:
Bakara Suresi, 201. ayet. Aynı zamanda Hz. Peygamber'in sıklıkla okuduğu bir dua olarak sahih hadislerde de yer alır. (Buhârî, Deavât, 55; Müslim, Zikir, 23)
Bu dua hem dünya hem ahiret için kapsamlı bir dilek içerdiğinden, herhangi bir niyet ve istek için okunabilir.
Dilekler İçin Okunabilecek Diğer Kaynaklı Dualar
Kur'an ve hadislerde, Allah'tan bir şey istemek için okunabilecek başka dualar da vardır. Bunlar belirli bir "dilek duası" adıyla değil, içerikleri itibarıyla geniş kapsamlı istek ve yakarışlar olarak rivayet edilmiştir.
Hz. Musa'nın duası olarak Kur'an'da geçen şu ayet, kısa ve özlü bir şekilde Allah'tan yardım ve hayır istemektedir:
Arapça:
رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Okunuşu:
Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.
Anlamı:
"Rabbim! Şüphesiz bana indireceğin her hayra muhtacım."
Kaynağı:
Kasas Suresi, 24. ayet.
Bu ayet doğrudan bir dua cümlesi içerdiğinden, Allah'tan yardım ve hayır talep ederken okunabilir.
Bir diğer güçlü kaynaklı dua ise şudur:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ هَذَا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهِ
Okunuşu:
Allâhümme innî es'elüke hayra hâzâ ve eûzü bike min şerrih.
Anlamı:
"Allah'ım! Bunun hayrını Senden isterim, şerrinden de Sana sığınırım."
Kaynağı:
Ebû Dâvûd, Edeb, 110. Yeni bir işe, duruma veya karara başlarken okunduğu rivayet edilmiştir.
Hacet Namazı ve Duası Nedir?
Bir dileği olan kişinin namaz kılıp ardından dua etmesi, hadis kaynaklarında yer alan bir uygulamadır. Buna hacet namazı denir. Tirmizî'de rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber, bir ihtiyacı olan kişinin abdest alıp iki rekât namaz kılmasını, ardından Allah'a hamd ve Hz. Peygamber'e salavat getirmesini, sonra şu duayı okumasını tavsiye etmiştir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm, el-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâime mağfiretike ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ismin, lâ teda' lî zenben illâ ğaferteh, ve lâ hemmen illâ ferrachteh, ve lâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O Halîm'dir, Kerîm'dir. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah her türlü noksanlıktan münezzehtir. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretini kesinleştiren sebepleri, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet istiyorum. Bağışlamadığın bir günahımı, gidermediğin bir sıkıntımı ve razı olduğun hâlde yerine getirmediğin bir iht