OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Günlük zikir programı yapmak, belirli vakitlerde hangi zikirleri kaç defa okuyacağını belirleyip buna düzenli biçimde bağlı kalmak demektir. Sabah ve akşam zikirleri, namaz sonrası tesbihat ve yatmadan önce okunan dualar bu programın temelini oluşturur. Peygamberimiz (s.a.v.) bu zikirlerin büyük bölümünü bizzat uygulamış ve hadislerde rivayet edilmiştir. Dolayısıyla günlük zikir programı kişisel bir icat değil, sünnetle sabit bir ibadettir.
Zikrin günlük hayata yerleşmesi için önce vakitleri doğru belirlemek gerekir. Gün içinde zikirle geçirilen üç temel dilim vardır: sabah namazından sonra, akşam namazından sonra ve yatmadan önce. Bu üç dilim sabit tutulduğunda zikir bir alışkanlık hâline gelir; zamanla zorlanmadan uygulanır.
Sabah namazının ardından okunacak zikirlerin büyük bölümü Peygamberimiz'den rivayet edilmiş, Sahih-i Müslim ve Ebû Dâvûd gibi güvenilir kaynaklarda yer almıştır. Bu vaktin en bilinen uygulaması şöyledir:
Sübhânallah 33 defa, Elhamdülillâh 33 defa, Allâhü ekber 33 defa söylenir; ardından kelime-i tevhid bir defa okunur. Bu tesbihat Müslim'de Hz. Ebû Hüreyre'den rivayet edilen hadiste geçmektedir.
Bunların yanı sıra sabah namazından sonra Âyetü'l-Kürsî okunması da hadislerde teşvik edilmiştir. Nesâî'de geçen rivayete göre her farz namazın ardından Âyetü'l-Kürsî okuyan kişi için cennete girmenin önünde yalnızca ölüm engeli kalır.
Sabah vakti ayrıca sabah zikirlerinin okunduğu dilimdir. "Eûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm" ile başlayıp sabah dualarını kapsayan bu zikirler Hisnü'l-Müslim (Müslümanın Kalesi) adlı dua derlemesinde toplu hâlde bulunmaktadır. Bu derleme, hadislerde geçen sabah ve akşam zikirlerini kaynakları ile birlikte bir araya getirdiği için güvenilir bir başvuru kaynağıdır.
Akşam namazının ardından uygulanan zikir, sabah tesbihatıyla aynı yapıdadır: Sübhânallah, Elhamdülillâh ve Allâhü ekber 33'er defa, ardından kelime-i tevhid. Bu düzen farz namazların tamamından sonra geçerlidir; ancak sabah ve akşam vakitleri özellikle vurgulanan dilimlerdir.
Akşam aynı zamanda "akşam zikirlerinin" okunduğu vakittir. Kur'an'da Ahzâb suresi 41–42. ayetlerde "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin ve O'nu sabah akşam tesbih edin" buyrulmaktadır. Bu ayet doğrudan bir dua metni değil, sabah-akşam zikrine yönelik bir emirdir; ancak günlük zikir programının Kur'anî dayanağını açıkça ortaya koymaktadır.
Akşam zikirlerinin içeriği de Hisnü'l-Müslim'de kaynaklarıyla birlikte verilmiştir. İstiâze, besmele, İhlâs, Felak ve Nâs surelerinin üçer defa okunması bu vaktin bilinen uygulamalarındandır. Ebû Dâvûd ve Tirmizî'de geçen rivayetlerde bu surelerin sabah-akşam okunması teşvik edilmiştir.
Yatmadan önce okunan zikirler de hadislerde ayrıntılı biçimde yer almıştır. Peygamberimiz'in bu vakitte düzenli uyguladığı rivayetler arasında şunlar öne çıkar:
Buhârî ve Müslim'de geçen rivayete göre Hz. Fâtıma ile Hz. Ali'ye öğretilen "yatma tesbihâtı" şöyledir: Sübhânallah 33 defa, Elhamdülillâh 33 defa, Allâhü ekber 34 defa. Bu zikir "Fâtıma tesbihâtı" olarak da bilinir.
Ayrıca Buhârî'de Hz. Âişe'den gelen rivayete göre Peygamberimiz her gece yatmadan önce İhlâs, Felak ve Nâs surelerini okur, avuçlarına üfler ve vücudunu sıvazlardı. Bu uygulama üç defa tekrar edilirdi.
Yatmadan önce Âyetü'l-Kürsî okunması da Buhârî'de geçen rivayetle sabittir. Bu rivayette şeytan, Âyetü'l-Kürsî okunan kişiye sabaha kadar yaklaşamayacağını söyler.
Sabah, akşam ve yatma vakitlerinin dışında gün içinde de zikir sürdürülebilir. Bunun için uzun bir programa gerek yoktur; kısa ve tekrarlanabilir zikirleri belirli anlara bağlamak yeterlidir.
Peygamberimiz'in günlük hayatta sıkça söylediği rivayetlere göre "Sübhânallahi ve bihamdihî" ve "Sübhânallahi'l-azîm" zikirleri Buhârî'de geçmektedir. Bu iki zikrin dile hafif, mizanda ağır olduğu hadiste belirtilmiştir.
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh" zikri de Buhârî ve Müslim'de geçmekte; cennet hazinelerinden bir hazine olarak nitelendirilmektedir. Bu zikirler bir programa bağlamak yerine her fırsatta tekrarlanabilir; ancak bunu da kolaylaştırmak için belirli anlara yerleştirmek, örneğin yürürken, beklerken veya araçtayken
Zikrin günlük hayata yerleşmesi için önce vakitleri doğru belirlemek gerekir. Gün içinde zikirle geçirilen üç temel dilim vardır: sabah namazından sonra, akşam namazından sonra ve yatmadan önce. Bu üç dilim sabit tutulduğunda zikir bir alışkanlık hâline gelir; zamanla zorlanmadan uygulanır.
Sabah Namazı Sonrası Zikir Nasıl Yapılır?
Sabah namazının ardından okunacak zikirlerin büyük bölümü Peygamberimiz'den rivayet edilmiş, Sahih-i Müslim ve Ebû Dâvûd gibi güvenilir kaynaklarda yer almıştır. Bu vaktin en bilinen uygulaması şöyledir:
Sübhânallah 33 defa, Elhamdülillâh 33 defa, Allâhü ekber 33 defa söylenir; ardından kelime-i tevhid bir defa okunur. Bu tesbihat Müslim'de Hz. Ebû Hüreyre'den rivayet edilen hadiste geçmektedir.
Bunların yanı sıra sabah namazından sonra Âyetü'l-Kürsî okunması da hadislerde teşvik edilmiştir. Nesâî'de geçen rivayete göre her farz namazın ardından Âyetü'l-Kürsî okuyan kişi için cennete girmenin önünde yalnızca ölüm engeli kalır.
Sabah vakti ayrıca sabah zikirlerinin okunduğu dilimdir. "Eûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm" ile başlayıp sabah dualarını kapsayan bu zikirler Hisnü'l-Müslim (Müslümanın Kalesi) adlı dua derlemesinde toplu hâlde bulunmaktadır. Bu derleme, hadislerde geçen sabah ve akşam zikirlerini kaynakları ile birlikte bir araya getirdiği için güvenilir bir başvuru kaynağıdır.
Akşam Namazı Sonrası Zikir Programı
Akşam namazının ardından uygulanan zikir, sabah tesbihatıyla aynı yapıdadır: Sübhânallah, Elhamdülillâh ve Allâhü ekber 33'er defa, ardından kelime-i tevhid. Bu düzen farz namazların tamamından sonra geçerlidir; ancak sabah ve akşam vakitleri özellikle vurgulanan dilimlerdir.
Akşam aynı zamanda "akşam zikirlerinin" okunduğu vakittir. Kur'an'da Ahzâb suresi 41–42. ayetlerde "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin ve O'nu sabah akşam tesbih edin" buyrulmaktadır. Bu ayet doğrudan bir dua metni değil, sabah-akşam zikrine yönelik bir emirdir; ancak günlük zikir programının Kur'anî dayanağını açıkça ortaya koymaktadır.
Akşam zikirlerinin içeriği de Hisnü'l-Müslim'de kaynaklarıyla birlikte verilmiştir. İstiâze, besmele, İhlâs, Felak ve Nâs surelerinin üçer defa okunması bu vaktin bilinen uygulamalarındandır. Ebû Dâvûd ve Tirmizî'de geçen rivayetlerde bu surelerin sabah-akşam okunması teşvik edilmiştir.
Yatmadan Önce Zikir Nasıl Yapılır?
Yatmadan önce okunan zikirler de hadislerde ayrıntılı biçimde yer almıştır. Peygamberimiz'in bu vakitte düzenli uyguladığı rivayetler arasında şunlar öne çıkar:
Buhârî ve Müslim'de geçen rivayete göre Hz. Fâtıma ile Hz. Ali'ye öğretilen "yatma tesbihâtı" şöyledir: Sübhânallah 33 defa, Elhamdülillâh 33 defa, Allâhü ekber 34 defa. Bu zikir "Fâtıma tesbihâtı" olarak da bilinir.
Ayrıca Buhârî'de Hz. Âişe'den gelen rivayete göre Peygamberimiz her gece yatmadan önce İhlâs, Felak ve Nâs surelerini okur, avuçlarına üfler ve vücudunu sıvazlardı. Bu uygulama üç defa tekrar edilirdi.
Yatmadan önce Âyetü'l-Kürsî okunması da Buhârî'de geçen rivayetle sabittir. Bu rivayette şeytan, Âyetü'l-Kürsî okunan kişiye sabaha kadar yaklaşamayacağını söyler.
Gün İçinde Kısa Zikir Alışkanlıkları Nasıl Kazanılır?
Sabah, akşam ve yatma vakitlerinin dışında gün içinde de zikir sürdürülebilir. Bunun için uzun bir programa gerek yoktur; kısa ve tekrarlanabilir zikirleri belirli anlara bağlamak yeterlidir.
Peygamberimiz'in günlük hayatta sıkça söylediği rivayetlere göre "Sübhânallahi ve bihamdihî" ve "Sübhânallahi'l-azîm" zikirleri Buhârî'de geçmektedir. Bu iki zikrin dile hafif, mizanda ağır olduğu hadiste belirtilmiştir.
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh" zikri de Buhârî ve Müslim'de geçmekte; cennet hazinelerinden bir hazine olarak nitelendirilmektedir. Bu zikirler bir programa bağlamak yerine her fırsatta tekrarlanabilir; ancak bunu da kolaylaştırmak için belirli anlara yerleştirmek, örneğin yürürken, beklerken veya araçtayken