DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Hastalık anında insanın içgüdüsel olarak yaptığı şey duadır. Acı, korku veya çaresizlik içindeyken kalbin Allah'a yönelmesi hem fıtrî hem de İslam'ın teşvik ettiği bir davranıştır. Hastalığa karşı okunacak en temel dua, Hz. Peygamber'in (sav) hasta ziyaretlerinde bizzat okuduğu ve Sahih-i Buharî ile Müslim'de geçen şifa duasıdır. Bu dua kısa, kaynaklı ve doğrudan niyete uygun bir metindir.
Hastalık sırasında okunabilecek yalnızca tek bir dua yoktur. Kur'an'da şifayla ilişkilendirilen ayetler, Peygamber'den (sav) rivayet edilen çeşitli şifa duaları ve sahih hadislerde geçen uygulamalar bir arada değerlendirilebilir. Bu içerikte yalnızca kaynağı doğrulanmış metinlere yer verilmektedir.
Hastalığa karşı okunacak en bilinen ve kaynağı en sağlam dua, Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim'de rivayet edilen şu dua-uygulamadır. Hz. Peygamber (sav) hasta ziyaretlerinde elini hastanın üzerine koyar ve şöyle derdi:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ وَاشْفِ أَنْتَ الشَّافِي لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allahümme Rabbe'n-nâsi ezhibe'l-be'se veşfi, ente'ş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yugâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Ey insanların Rabbi! Hastalığı gider ve şifa ver. Şifa veren yalnızca Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur; hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver."
Kaynağı:
Sahih-i Buharî, Tıp bölümü; Sahih-i Müslim, Selam bölümü. (Aişe radıyallahu anha rivayeti)
Bu dua hem hasta kişinin kendisi hem de hasta ziyaretinde bulunan biri tarafından okunabilir. Hz. Peygamber'in uygulamasında eliyle hastaya dokunarak bu duayı okuduğu rivayet edilmektedir.
Kur'an'da doğrudan "şifa" ifadesini içeren ve hastalık bağlamında sıkça anılan ayet Yunus Suresi 57. ayettir:
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ
Okunuşu:
Yâ eyyühe'n-nâsü kad câetkum mev'ızatün min Rabbikum ve şifâun limâ fi's-sudûr.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt ve kalplerdeki hastalıklara şifa gelmiştir."
Kaynağı:
Kur'an-ı Kerim, Yunus Suresi, 57. ayet.
Bu ayetin bağlamında "şifa" ifadesi öncelikle kalp ve ruh hastalıklarına yöneliktir; Kur'an'ın manevi anlamda şifa verici niteliğine işaret eder. Bununla birlikte pek çok İslam alimi Kur'an'ın bütününün hem manevi hem de genel anlamda şifa kaynağı olduğunu belirtmiştir. Bu ayeti fiziksel hastalıklar için spesifik bir tedavi duasıymış gibi sunmak doğru olmaz; ancak hastalık anında okunması ve tefekkür edilmesi anlamlıdır.
Şifa kavramını içeren bir diğer önemli ayet ise Şuara Suresi 80. ayettir:
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtü fehüve yeşfîn.
Anlamı:
"Hastalandığımda bana şifa veren O'dur."
Kaynağı:
Kur'an-ı Kerim, Şuara Suresi, 80. ayet.
Bu ayet Hz. İbrahim'in (as) Allah'ı tanıtırken söylediği sözlerin bir parçasıdır. Doğrudan bir dua cümlesi değildir; ancak hastalık anında Allah'ın şifa verici olduğunu dile getiren bir ikrar niteliği taşıdığından hastalık dualarında sıkça anılır.
Sahih hadislerde hasta üzerine veya kendisi için okunduğu rivayet edilen sureler arasında Fatiha Suresi öne çıkar. Sahih-i Buharî'de geçen bir rivayette sahabilerin yılan sokması veya ağrı gibi durumlarda Fatiha Suresi okuyarak rukye yaptıkları ve Hz. Peygamber'in bunu onayladığı aktarılmaktadır.
Felak ve Nas sureleri de Sahih-i Buharî ve Müslim'deki rivayetlerde Hz. Peygamber'in sabah-akşam ve yatmadan önce okuduğu sureler olarak geçmektedir. Ayrıca Aişe radıyallahu anha'nın rivayetinde Hz. Peygamber hastalandığında bu iki sureyi ve İhlas suresini okuyup avuçlarına üfleyerek vücudunu mesh ettiği nakledilmektedir. (Sahih-i Buharî, Fedâilü'l-Kur'an)
Bu uygulamayı bir tedavi yöntemi olarak değil, manevi bir destek ve tevekkül ifadesi olarak değerlendirmek gerekir.
Hastalık sırasında okunabilecek yalnızca tek bir dua yoktur. Kur'an'da şifayla ilişkilendirilen ayetler, Peygamber'den (sav) rivayet edilen çeşitli şifa duaları ve sahih hadislerde geçen uygulamalar bir arada değerlendirilebilir. Bu içerikte yalnızca kaynağı doğrulanmış metinlere yer verilmektedir.
Hz. Peygamber'in Hasta Ziyaretinde Okuduğu Şifa Duası
Hastalığa karşı okunacak en bilinen ve kaynağı en sağlam dua, Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim'de rivayet edilen şu dua-uygulamadır. Hz. Peygamber (sav) hasta ziyaretlerinde elini hastanın üzerine koyar ve şöyle derdi:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ وَاشْفِ أَنْتَ الشَّافِي لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allahümme Rabbe'n-nâsi ezhibe'l-be'se veşfi, ente'ş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yugâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Ey insanların Rabbi! Hastalığı gider ve şifa ver. Şifa veren yalnızca Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur; hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver."
Kaynağı:
Sahih-i Buharî, Tıp bölümü; Sahih-i Müslim, Selam bölümü. (Aişe radıyallahu anha rivayeti)
Bu dua hem hasta kişinin kendisi hem de hasta ziyaretinde bulunan biri tarafından okunabilir. Hz. Peygamber'in uygulamasında eliyle hastaya dokunarak bu duayı okuduğu rivayet edilmektedir.
Kur'an'da Şifayla İlgili Geçen Ayet
Kur'an'da doğrudan "şifa" ifadesini içeren ve hastalık bağlamında sıkça anılan ayet Yunus Suresi 57. ayettir:
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ
Okunuşu:
Yâ eyyühe'n-nâsü kad câetkum mev'ızatün min Rabbikum ve şifâun limâ fi's-sudûr.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt ve kalplerdeki hastalıklara şifa gelmiştir."
Kaynağı:
Kur'an-ı Kerim, Yunus Suresi, 57. ayet.
Bu ayetin bağlamında "şifa" ifadesi öncelikle kalp ve ruh hastalıklarına yöneliktir; Kur'an'ın manevi anlamda şifa verici niteliğine işaret eder. Bununla birlikte pek çok İslam alimi Kur'an'ın bütününün hem manevi hem de genel anlamda şifa kaynağı olduğunu belirtmiştir. Bu ayeti fiziksel hastalıklar için spesifik bir tedavi duasıymış gibi sunmak doğru olmaz; ancak hastalık anında okunması ve tefekkür edilmesi anlamlıdır.
Şifa kavramını içeren bir diğer önemli ayet ise Şuara Suresi 80. ayettir:
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtü fehüve yeşfîn.
Anlamı:
"Hastalandığımda bana şifa veren O'dur."
Kaynağı:
Kur'an-ı Kerim, Şuara Suresi, 80. ayet.
Bu ayet Hz. İbrahim'in (as) Allah'ı tanıtırken söylediği sözlerin bir parçasıdır. Doğrudan bir dua cümlesi değildir; ancak hastalık anında Allah'ın şifa verici olduğunu dile getiren bir ikrar niteliği taşıdığından hastalık dualarında sıkça anılır.
Rukyede Okunan Sureler
Sahih hadislerde hasta üzerine veya kendisi için okunduğu rivayet edilen sureler arasında Fatiha Suresi öne çıkar. Sahih-i Buharî'de geçen bir rivayette sahabilerin yılan sokması veya ağrı gibi durumlarda Fatiha Suresi okuyarak rukye yaptıkları ve Hz. Peygamber'in bunu onayladığı aktarılmaktadır.
Felak ve Nas sureleri de Sahih-i Buharî ve Müslim'deki rivayetlerde Hz. Peygamber'in sabah-akşam ve yatmadan önce okuduğu sureler olarak geçmektedir. Ayrıca Aişe radıyallahu anha'nın rivayetinde Hz. Peygamber hastalandığında bu iki sureyi ve İhlas suresini okuyup avuçlarına üfleyerek vücudunu mesh ettiği nakledilmektedir. (Sahih-i Buharî, Fedâilü'l-Kur'an)
Bu uygulamayı bir tedavi yöntemi olarak değil, manevi bir destek ve tevekkül ifadesi olarak değerlendirmek gerekir.