SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Korku anında okunabilecek en temel dua, Kur'an'da geçen "Hasbünallahu ve ni'mel vekîl" ifadesidir. Bu cümle, "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" anlamına gelir ve Âl-i İmrân Suresi'nin 173. ayetinde yer alır. Sahih-i Buhârî'de Hz. İbrahim'in ateşe atılırken, Hz. Peygamber'in ise Uhud dönüşü tehdit haberleriyle karşılaştığında bu ifadeyi söylediği rivayet edilmiştir. Korku, kaygı veya çaresizlik hissinin yoğunlaştığı anlarda bu ayete başvurmak, hem Kur'an hem de hadis kaynaklarına dayanan bir uygulamadır.
Bir diğer önemli kaynak, Felak ve Nâs sureleridir. Hz. Peygamber'in her sabah ve akşam bu iki sureyi okuduğu, Ebû Dâvûd ve Tirmizî gibi hadis kaynaklarında rivayet edilmiştir. Her iki sure de dış tehlikelerden, kötülükten ve vesveseden Allah'a sığınmayı içerir. Korku büyük ölçüde bilinmeyenden ve kontrol dışı tehditlerden kaynaklandığı için bu sureler, o psikolojik durumla doğrudan örtüşen bir anlam taşır.
Arapça:
حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
Okunuşu:
Hasbünallahu ve ni'mel vekîl.
Anlamı:
"Allah bize yeter; O ne güzel vekildir."
Kaynağı:
Âl-i İmrân Suresi, 173. ayet. Buhârî, Tefsîru'l-Kur'ân, Âl-i İmrân bölümü.
Bu ifade Kur'an'da hem bir ayet hem de bir dua cümlesi niteliği taşır. Sahih-i Buhârî'de Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı anda bu cümleyi söylediği belirtilir. Aynı rivayette, Hz. Peygamber'in Uhud Gazvesi'nin ardından "Düşman size saldıracak" haberini aldığında ashabıyla birlikte bu ifadeyi tekrarladığı aktarılır. Korku ve tehdit anında söylenmiş olması, bu ayetin söz konusu bağlamla ne denli güçlü bir ilişkisi bulunduğunu gösterir.
Belirli bir tekrar sayısına ilişkin güvenilir bir hadis rivayeti bulunmamaktadır. Dua niyetiyle, içtenlikle ve anlamını düşünerek okunması esastır.
Felak Suresi, her türlü yaratılmışın şerrinden, karanlığın kötülüğünden ve haset edenin zararından Allah'a sığınmayı içerir. Nâs Suresi ise insanların göğüslerine vesvese veren gizli düşmandan Allah'a sığınmayı konu alır. Her iki sure de kısa olmakla birlikte anlam olarak oldukça kapsamlı bir koruma duası niteliği taşır.
Hz. Peygamber'in sabah-akşam bu iki sureyi okuduğuna dair rivayet Ebû Dâvûd (Sünen, Edeb bölümü) ve Tirmizî'de geçmektedir. Ayrıca Buhârî'de Hz. Âişe'nin, Hz. Peygamber'in hastalandığında bu sureleri okuyup üzerine üflediğini aktardığı bir rivayet bulunur. Korku ve kaygı anlarında bu iki sureyi okumak, hadis kaynaklarına dayanan ve yaygın biçimde uygulanan bir pratiktir.
Bakara Suresi'nin 285 ve 286. ayetleri, "Âmenerrasûlü" olarak da bilinir. Bu iki ayette Hz. Peygamber ve müminlerin Allah'a, meleklere, kitaplara ve peygamberlere iman ettiği dile getirilir; 286. ayette ise "Allah kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez" ifadesi ve ardından gelen dua cümleleri yer alır.
Sahih-i Buhârî ve Müslim'de Hz. Peygamber'in "Kim Bakara Suresi'nin son iki ayetini geceye girerken okursa ona yeter" dediği rivayet edilmiştir (Buhârî, Fezâilü'l-Kur'ân). Buradaki "yeter" ifadesi, genel anlamda bir yeterliliği ve korumayı işaret eder. Korku ve kaygı içinde olan bir kişi için bu ayetlerin özellikle 286. ayetteki dua bölümü, hem teselli hem de iltica içeren güçlü bir anlam taşır.
Yûnus Suresi'nin 85-86. ayetlerinde Hz. Musa'nın kavmiyle birlikte Firavun'un zulmü karşısında ettiği dua aktarılır:
Arapça:
عَلَى اللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Alallahi tevekkelnâ, rabbenâ lâ tec'alnâ fitneten li'l-kavmi'z-zâlimîn. Ve neccînâ bi-rahmetike mine'l-kavmi'l-kâfirîn.
Anlamı:
"Allah'a tevekkül ettik. Rabbimiz, bizi zalim topluma fitne kılma. Bizi rahmetinle kâfir toplumdan kurtar."
Kaynağı:
Yûnus Suresi, 85-86. ayetler.
Bu dua, baskı ve tehdit altında hissedilen bir korku bağlamında söylenmiştir. Benzer bir durumda olan kişinin bu ayetlere başvurması, hem anlam hem de bağlam açısından tutarlıdır.
Enbiyâ Suresi
Bir diğer önemli kaynak, Felak ve Nâs sureleridir. Hz. Peygamber'in her sabah ve akşam bu iki sureyi okuduğu, Ebû Dâvûd ve Tirmizî gibi hadis kaynaklarında rivayet edilmiştir. Her iki sure de dış tehlikelerden, kötülükten ve vesveseden Allah'a sığınmayı içerir. Korku büyük ölçüde bilinmeyenden ve kontrol dışı tehditlerden kaynaklandığı için bu sureler, o psikolojik durumla doğrudan örtüşen bir anlam taşır.
Âl-i İmrân 173. Ayet: "Hasbünallahu ve Ni'mel Vekîl"
Arapça:
حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
Okunuşu:
Hasbünallahu ve ni'mel vekîl.
Anlamı:
"Allah bize yeter; O ne güzel vekildir."
Kaynağı:
Âl-i İmrân Suresi, 173. ayet. Buhârî, Tefsîru'l-Kur'ân, Âl-i İmrân bölümü.
Bu ifade Kur'an'da hem bir ayet hem de bir dua cümlesi niteliği taşır. Sahih-i Buhârî'de Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı anda bu cümleyi söylediği belirtilir. Aynı rivayette, Hz. Peygamber'in Uhud Gazvesi'nin ardından "Düşman size saldıracak" haberini aldığında ashabıyla birlikte bu ifadeyi tekrarladığı aktarılır. Korku ve tehdit anında söylenmiş olması, bu ayetin söz konusu bağlamla ne denli güçlü bir ilişkisi bulunduğunu gösterir.
Belirli bir tekrar sayısına ilişkin güvenilir bir hadis rivayeti bulunmamaktadır. Dua niyetiyle, içtenlikle ve anlamını düşünerek okunması esastır.
Felak ve Nâs Sureleri
Felak Suresi, her türlü yaratılmışın şerrinden, karanlığın kötülüğünden ve haset edenin zararından Allah'a sığınmayı içerir. Nâs Suresi ise insanların göğüslerine vesvese veren gizli düşmandan Allah'a sığınmayı konu alır. Her iki sure de kısa olmakla birlikte anlam olarak oldukça kapsamlı bir koruma duası niteliği taşır.
Hz. Peygamber'in sabah-akşam bu iki sureyi okuduğuna dair rivayet Ebû Dâvûd (Sünen, Edeb bölümü) ve Tirmizî'de geçmektedir. Ayrıca Buhârî'de Hz. Âişe'nin, Hz. Peygamber'in hastalandığında bu sureleri okuyup üzerine üflediğini aktardığı bir rivayet bulunur. Korku ve kaygı anlarında bu iki sureyi okumak, hadis kaynaklarına dayanan ve yaygın biçimde uygulanan bir pratiktir.
Bakara Suresi'nin Son İki Ayeti
Bakara Suresi'nin 285 ve 286. ayetleri, "Âmenerrasûlü" olarak da bilinir. Bu iki ayette Hz. Peygamber ve müminlerin Allah'a, meleklere, kitaplara ve peygamberlere iman ettiği dile getirilir; 286. ayette ise "Allah kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez" ifadesi ve ardından gelen dua cümleleri yer alır.
Sahih-i Buhârî ve Müslim'de Hz. Peygamber'in "Kim Bakara Suresi'nin son iki ayetini geceye girerken okursa ona yeter" dediği rivayet edilmiştir (Buhârî, Fezâilü'l-Kur'ân). Buradaki "yeter" ifadesi, genel anlamda bir yeterliliği ve korumayı işaret eder. Korku ve kaygı içinde olan bir kişi için bu ayetlerin özellikle 286. ayetteki dua bölümü, hem teselli hem de iltica içeren güçlü bir anlam taşır.
Korku Anında Okunabilecek Diğer Kur'an Duaları
Yûnus Suresi'nin 85-86. ayetlerinde Hz. Musa'nın kavmiyle birlikte Firavun'un zulmü karşısında ettiği dua aktarılır:
Arapça:
عَلَى اللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Alallahi tevekkelnâ, rabbenâ lâ tec'alnâ fitneten li'l-kavmi'z-zâlimîn. Ve neccînâ bi-rahmetike mine'l-kavmi'l-kâfirîn.
Anlamı:
"Allah'a tevekkül ettik. Rabbimiz, bizi zalim topluma fitne kılma. Bizi rahmetinle kâfir toplumdan kurtar."
Kaynağı:
Yûnus Suresi, 85-86. ayetler.
Bu dua, baskı ve tehdit altında hissedilen bir korku bağlamında söylenmiştir. Benzer bir durumda olan kişinin bu ayetlere başvurması, hem anlam hem de bağlam açısından tutarlıdır.
Enbiyâ Suresi