OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'daki en kısa dualar, genellikle bir ila birkaç kelimeden oluşan ve doğrudan Allah'a yönelişi ifade eden ayetlerdir. Bu duaların başında "Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr" (Bakara 201) gelir; ancak Kur'an'da bundan çok daha kısa, hatta tek bir cümleden ibaret olan dua ayetleri de bulunmaktadır. Hz. Âdem'in duası, Hz. Yûnus'un nidası ve Hz. İbrahim'in kısa yakarışları bunların en çarpıcı örnekleridir. Kur'an'daki bu kısa dualar hem ezberlenmesi kolay hem de anlam yoğunluğu bakımından son derece güçlüdür.
Kur'an, pek çok peygamberin dilinden aktarılan dua cümlelerini barındırır. Bu duaların bir kısmı uzun ve kapsamlı yakarışlardan oluşurken bir kısmı, insan dilinin Allah'a yönelişini en yalın biçimiyle ifade eden birkaç kelimelik nidalardan ibarettir. Söz konusu kısa dualar, kullanım kolaylıkları ve taşıdıkları derin anlam nedeniyle hem günlük hayatta hem namazda hem de sıkıntı anlarında sıklıkla okunmaktadır. Aşağıda bu duaların en bilinenleri, Kur'an'daki kaynaklarıyla birlikte ele alınmaktadır.
Kur'an'daki en kısa ve anlam bakımından en yoğun dualardan biri, Hz. Yûnus'un balığın karnında ettiği yakarıştır. Enbiyâ suresinin 87. ayetinde geçen bu dua yalnızca birkaç kelimeden oluşur; ancak tevhidi, tenzîhi ve tövbeyi aynı anda içerir.
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine'z-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı:
Kur'an, Enbiyâ suresi, 87. ayet.
Bu dua, Hz. Yûnus'un içinde bulunduğu çaresizliğin en derin noktasında söylenmiştir. Ayetin hemen ardından gelen 88. ayette Allah'ın bu duayı kabul ettiği ve Hz. Yûnus'u sıkıntıdan kurtardığı bildirilmektedir. Bu nedenle söz konusu dua, sıkıntı ve darlık anlarında okunması tavsiye edilen dualar arasında önemli bir yere sahiptir. Ancak "bu duayı okuyan sıkıntıdan mutlaka kurtulur" gibi kesin bir sonuç garantisi vermek dinî açıdan doğru değildir; duanın kabulü Allah'ın takdirine bağlıdır.
Kur'an'da aktarılan ilk insan dualarından biri Hz. Âdem ve eşinin A'râf suresinde geçen tövbe yakarışıdır. Bu dua, pişmanlığı ve Allah'ın rahmetine sığınmayı birkaç cümleyle ifade eder.
Arapça:
رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ zalemna enfüsenâ ve in lem tağfir lenâ ve terhamnâ lenekûnenne mine'l-hâsirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen kesinlikle ziyan edenlerden oluruz."
Kaynağı:
Kur'an, A'râf suresi, 23. ayet.
Bu dua, tövbe ve istiğfar içerikli dualar arasında Kur'an'ın doğrudan aktardığı en erken örneklerden biridir. Yapısı son derece sade olmakla birlikte içerdiği anlam katmanları derindir: kişinin kendi hatasını kabul etmesi, Allah'ın bağışlamasını talep etmesi ve O'nun rahmetine olan muhtaçlığını dile getirmesi tek bir ayette bir araya getirilmiştir.
Hz. İbrahim'in Kur'an'da aktarılan duaları arasında hem kısa hem de anlam bakımından son derece kapsamlı olanlar bulunmaktadır. Bunların en bilineni İbrahim suresinin 40. ayetinde geçen yakarıştır.
Arapça:
رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
Okunuşu:
Rabbic'alnî mukîme's-salâti ve min zürriyyetî, rabbenâ ve tekabbel du'â'.
Anlamı:
"Rabbim! Beni namazı dosdoğru kılanlardan eyle, neslimden de. Rabbimiz, duamı kabul buyur."
Kaynağı:
Kur'an, İbrahim suresi, 40. ayet.
Bu duanın son kısmı olan "Rabbenâ ve tekabbel du'â'" (Rabbimiz, duamı kabul buyur) başlı başına son derece kısa ve anlamlı bir yakarış olarak öne çıkmaktadır. Yalnızca dört kelimeden oluşan bu ifade, her türlü dua ve ibadetin sonunda okunabilecek nitelikte bir niyaz cümlesidir.
Kur'an, pek çok peygamberin dilinden aktarılan dua cümlelerini barındırır. Bu duaların bir kısmı uzun ve kapsamlı yakarışlardan oluşurken bir kısmı, insan dilinin Allah'a yönelişini en yalın biçimiyle ifade eden birkaç kelimelik nidalardan ibarettir. Söz konusu kısa dualar, kullanım kolaylıkları ve taşıdıkları derin anlam nedeniyle hem günlük hayatta hem namazda hem de sıkıntı anlarında sıklıkla okunmaktadır. Aşağıda bu duaların en bilinenleri, Kur'an'daki kaynaklarıyla birlikte ele alınmaktadır.
Hz. Yûnus'un Duası: Kur'an'ın En Kısa ve En Yoğun Nidası
Kur'an'daki en kısa ve anlam bakımından en yoğun dualardan biri, Hz. Yûnus'un balığın karnında ettiği yakarıştır. Enbiyâ suresinin 87. ayetinde geçen bu dua yalnızca birkaç kelimeden oluşur; ancak tevhidi, tenzîhi ve tövbeyi aynı anda içerir.
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine'z-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı:
Kur'an, Enbiyâ suresi, 87. ayet.
Bu dua, Hz. Yûnus'un içinde bulunduğu çaresizliğin en derin noktasında söylenmiştir. Ayetin hemen ardından gelen 88. ayette Allah'ın bu duayı kabul ettiği ve Hz. Yûnus'u sıkıntıdan kurtardığı bildirilmektedir. Bu nedenle söz konusu dua, sıkıntı ve darlık anlarında okunması tavsiye edilen dualar arasında önemli bir yere sahiptir. Ancak "bu duayı okuyan sıkıntıdan mutlaka kurtulur" gibi kesin bir sonuç garantisi vermek dinî açıdan doğru değildir; duanın kabulü Allah'ın takdirine bağlıdır.
Hz. Âdem'in Duası: İlk İnsanın Tövbesi
Kur'an'da aktarılan ilk insan dualarından biri Hz. Âdem ve eşinin A'râf suresinde geçen tövbe yakarışıdır. Bu dua, pişmanlığı ve Allah'ın rahmetine sığınmayı birkaç cümleyle ifade eder.
Arapça:
رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ zalemna enfüsenâ ve in lem tağfir lenâ ve terhamnâ lenekûnenne mine'l-hâsirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen kesinlikle ziyan edenlerden oluruz."
Kaynağı:
Kur'an, A'râf suresi, 23. ayet.
Bu dua, tövbe ve istiğfar içerikli dualar arasında Kur'an'ın doğrudan aktardığı en erken örneklerden biridir. Yapısı son derece sade olmakla birlikte içerdiği anlam katmanları derindir: kişinin kendi hatasını kabul etmesi, Allah'ın bağışlamasını talep etmesi ve O'nun rahmetine olan muhtaçlığını dile getirmesi tek bir ayette bir araya getirilmiştir.
Hz. İbrahim'in Kısa Duaları: Tevhidin Özeti
Hz. İbrahim'in Kur'an'da aktarılan duaları arasında hem kısa hem de anlam bakımından son derece kapsamlı olanlar bulunmaktadır. Bunların en bilineni İbrahim suresinin 40. ayetinde geçen yakarıştır.
Arapça:
رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
Okunuşu:
Rabbic'alnî mukîme's-salâti ve min zürriyyetî, rabbenâ ve tekabbel du'â'.
Anlamı:
"Rabbim! Beni namazı dosdoğru kılanlardan eyle, neslimden de. Rabbimiz, duamı kabul buyur."
Kaynağı:
Kur'an, İbrahim suresi, 40. ayet.
Bu duanın son kısmı olan "Rabbenâ ve tekabbel du'â'" (Rabbimiz, duamı kabul buyur) başlı başına son derece kısa ve anlamlı bir yakarış olarak öne çıkmaktadır. Yalnızca dört kelimeden oluşan bu ifade, her türlü dua ve ibadetin sonunda okunabilecek nitelikte bir niyaz cümlesidir.