SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'da şifa ayetleri olarak bilinen altı ayet bulunmaktadır. Bu ayetler doğrudan "şifa" kelimesini içerir ve Allah'ın şifa verici olduğunu bildiren ya da Kur'an'ın kendisinin şifa olduğunu açıklayan ayetlerdir. Bunların dışında Fatiha suresi de hadislerde "şifa suresi" olarak anılmıştır. Aşağıda bu ayetleri ve Fatiha'yı kaynaklarıyla birlikte bulabilirsiniz.
İslam geleneğinde "şifa ayetleri" denildiğinde kastedilenler, içinde "şifa" (شِفَاء) kelimesi geçen altı ayettir. Bu ayetler hem manevi hem de fiziksel şifa bağlamında okunagelen, alimlerin ve müfessirlerin üzerinde özellikle durduğu pasajlardır.
1. Yunus Suresi 57. Ayet
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Yâ eyyühen-nâsü kad câetkum mev'izatün min rabbikum ve şifâün limâ fis-sudûri ve hüden ve rahmetün lil-mü'minîn.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, göğüslerdeki dertlere bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir."
Bu ayette Kur'an'ın "göğüslerdekine", yani kalplerdeki sıkıntı, şüphe ve manevî hastalıklara şifa olduğu bildirilmektedir. Müfessirler bu ifadeyi hem ruhsal hem de genel anlamda şifa kapsamında değerlendirmiştir.
2. Nahl Suresi 69. Ayet
Arapça:
ثُمَّ كُلِي مِن كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُكِي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا ۚ يَخْرُجُ مِن بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِّلنَّاسِ
Okunuşu:
Sümme külî min külli's-semerâti faslükî sübüle rabbiki zülelâ, yahrucü min butûnihâ şerâbün muhtelifün elvânühû fîhi şifâün lin-nâs.
Anlamı:
"Sonra her çeşit meyveden ye, Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollara gir. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir içecek çıkar ki onda insanlar için şifa vardır."
Bu ayet baldan söz etmektedir. Pek çok müfessir "onda insanlar için şifa vardır" ifadesinin balın hem fiziksel hem de genel şifa özelliğine işaret ettiğini belirtmiştir. Hadislerde de balın şifalı olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır (Buhârî, Tıb).
3. İsra Suresi 82. Ayet
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إِلَّا خَسَارًا
Okunuşu:
Ve nünezzilü minel-Kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil-mü'minîne ve lâ yezîdüz-zâlimîne illâ hasârâ.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır."
Bu ayet, İsra suresi içinde Kur'an'ın bütününe yönelik en açık şifa ifadelerinden birini taşımaktadır. Buradaki şifa, müfessirlerin büyük çoğunluğuna göre öncelikle manevî ve ruhsal anlam taşır; ancak Kur'an'ın genel bereket ve şifasını da kapsar.
4. Fussilet Suresi 44. Ayet
Arapça:
قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Okunuşu:
Kul hüve lillezîne âmenû hüden ve şifâ'.
Anlamı:
"De ki: O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır."
Bu ayet Kur'an'ın iman edenler için hem yol gösterici hem de şifa kaynağı olduğunu açıkça ifade eder. Ayette geçen "şifâ'" kelimesi doğrudan Kur'an'a atıfla kullanılmaktadır.
5. Tevbe Suresi 14. Ayet
Arapça:
وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُّؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve yeşfi sudûra kavmin mü'minîn.
Anlamı:
"Ve mümin bir topluluğun göğüslerini şifa bulduracak."
Bu ayet savaş bağlamında inmiş bir ayetin parçasıdır. Müminlerin kalplerindeki sıkıntının Allah tarafından giderileceğini bildirir. Şifa ayetleri arasında sayılır; ancak bağlamı diğerlerinden farklıdır.
6. Şuara Suresi 80. Ayet
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtü fehüve yeşfîn.
Anlamı:
"Hastalandığımda bana şifa veren O'dur."
Bu ayet Hz. İbrahim'in dilinden
Kur'an'daki Altı Şifa Ayeti
İslam geleneğinde "şifa ayetleri" denildiğinde kastedilenler, içinde "şifa" (شِفَاء) kelimesi geçen altı ayettir. Bu ayetler hem manevi hem de fiziksel şifa bağlamında okunagelen, alimlerin ve müfessirlerin üzerinde özellikle durduğu pasajlardır.
1. Yunus Suresi 57. Ayet
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Yâ eyyühen-nâsü kad câetkum mev'izatün min rabbikum ve şifâün limâ fis-sudûri ve hüden ve rahmetün lil-mü'minîn.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, göğüslerdeki dertlere bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir."
Bu ayette Kur'an'ın "göğüslerdekine", yani kalplerdeki sıkıntı, şüphe ve manevî hastalıklara şifa olduğu bildirilmektedir. Müfessirler bu ifadeyi hem ruhsal hem de genel anlamda şifa kapsamında değerlendirmiştir.
2. Nahl Suresi 69. Ayet
Arapça:
ثُمَّ كُلِي مِن كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُكِي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا ۚ يَخْرُجُ مِن بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِّلنَّاسِ
Okunuşu:
Sümme külî min külli's-semerâti faslükî sübüle rabbiki zülelâ, yahrucü min butûnihâ şerâbün muhtelifün elvânühû fîhi şifâün lin-nâs.
Anlamı:
"Sonra her çeşit meyveden ye, Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollara gir. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir içecek çıkar ki onda insanlar için şifa vardır."
Bu ayet baldan söz etmektedir. Pek çok müfessir "onda insanlar için şifa vardır" ifadesinin balın hem fiziksel hem de genel şifa özelliğine işaret ettiğini belirtmiştir. Hadislerde de balın şifalı olduğuna dair rivayetler bulunmaktadır (Buhârî, Tıb).
3. İsra Suresi 82. Ayet
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إِلَّا خَسَارًا
Okunuşu:
Ve nünezzilü minel-Kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil-mü'minîne ve lâ yezîdüz-zâlimîne illâ hasârâ.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır."
Bu ayet, İsra suresi içinde Kur'an'ın bütününe yönelik en açık şifa ifadelerinden birini taşımaktadır. Buradaki şifa, müfessirlerin büyük çoğunluğuna göre öncelikle manevî ve ruhsal anlam taşır; ancak Kur'an'ın genel bereket ve şifasını da kapsar.
4. Fussilet Suresi 44. Ayet
Arapça:
قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Okunuşu:
Kul hüve lillezîne âmenû hüden ve şifâ'.
Anlamı:
"De ki: O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır."
Bu ayet Kur'an'ın iman edenler için hem yol gösterici hem de şifa kaynağı olduğunu açıkça ifade eder. Ayette geçen "şifâ'" kelimesi doğrudan Kur'an'a atıfla kullanılmaktadır.
5. Tevbe Suresi 14. Ayet
Arapça:
وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُّؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve yeşfi sudûra kavmin mü'minîn.
Anlamı:
"Ve mümin bir topluluğun göğüslerini şifa bulduracak."
Bu ayet savaş bağlamında inmiş bir ayetin parçasıdır. Müminlerin kalplerindeki sıkıntının Allah tarafından giderileceğini bildirir. Şifa ayetleri arasında sayılır; ancak bağlamı diğerlerinden farklıdır.
6. Şuara Suresi 80. Ayet
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtü fehüve yeşfîn.
Anlamı:
"Hastalandığımda bana şifa veren O'dur."
Bu ayet Hz. İbrahim'in dilinden