DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'daki en uzun dua ayetleri arasında Bakara Suresi'nin son iki ayeti olan Âmenerrasûlü (Bakara 285–286), Âyetü'l-Kürsî (Bakara 255) ve Al-i İmrân Suresi'nin sonundaki dua ayetleri (190–194) öne çıkar. Bunların yanı sıra A'râf Suresi'nde Hz. Musa'nın ve diğer peygamberlerin dilinden aktarılan dua pasajları, Kur'an'da yer alan uzun ve kapsamlı dua metinleri arasında sayılır. Kısaca söylemek gerekirse Kur'an'daki uzun dua ayetleri, çoğunlukla peygamberlerin Allah'a yöneldiği ve hem bireysel hem toplumsal boyutu olan niyazları içerir.
Bu ayetler salt bilgi aktarımı değil, doğrudan Allah'a yönelik yakarış cümleleri taşıdığı için hem anlam hem de hacim bakımından diğer ayetlerden ayrışır. Kimi zaman tek bir ayet bile başlı başına bir dua bütünlüğü oluşturur; kimi zaman ise birbirini izleyen birkaç ayet bir dua pasajı meydana getirir. Aşağıda Kur'an'ın en kapsamlı dua ayetlerini kaynaklarıyla birlikte inceledik.
Bakara 285–286. ayetler, Kur'an'ın en uzun ve en kapsamlı dua bölümlerinden birini oluşturur. 285. ayet imanın temel esaslarını dile getirirken 286. ayet, "Rabbimiz, bizi hesaba çekme..." diye başlayan ve birden fazla niyaz içeren uzun bir dua cümlesidir. Bu iki ayet birlikte okunduğunda hem bir iman ikrarı hem de Allah'a yönelik çok boyutlu bir yakarış ortaya çıkar.
Arapça:
آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ ۚ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ ۚ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ۖ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ ﴿٢٨٥﴾ لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ ۗ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ ﴿٢٨٦﴾
Okunuşu:
Âmenerrasûlü bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü'minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülih, lâ nüferriku beyne ehadin min rusülih, ve kâlû semi'nâ ve eta'nâ ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yükellifullâhü nefsen illâ vüs'ahâ, lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet, rabbenâ lâ tüâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fü annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etti. 'Peygamberlerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz' dediler. 'İşittik ve itaat ettik. Affını dileriz Rabbimiz, dönüş yalnız sanadır.' Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği ölçüde yükümlü kılar. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, işlediği kötülük kendi zararınadır. Rabbimiz, unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz, güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen bizim Mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı: Bakara Suresi, 285–286. ayetler.
Bu iki ayet, Hz. Peygamber'in Mirac'ta aldığı vahyin son kısmı olarak rivayet edilir ve Müslim'in Sahih'inde bu ayetlerin her gece okuyan kimseye yeteceğine dair rivayetler aktarılır (Müslim, Müsâfir
Bu ayetler salt bilgi aktarımı değil, doğrudan Allah'a yönelik yakarış cümleleri taşıdığı için hem anlam hem de hacim bakımından diğer ayetlerden ayrışır. Kimi zaman tek bir ayet bile başlı başına bir dua bütünlüğü oluşturur; kimi zaman ise birbirini izleyen birkaç ayet bir dua pasajı meydana getirir. Aşağıda Kur'an'ın en kapsamlı dua ayetlerini kaynaklarıyla birlikte inceledik.
Bakara Suresi'nin Son İki Ayeti: Âmenerrasûlü
Bakara 285–286. ayetler, Kur'an'ın en uzun ve en kapsamlı dua bölümlerinden birini oluşturur. 285. ayet imanın temel esaslarını dile getirirken 286. ayet, "Rabbimiz, bizi hesaba çekme..." diye başlayan ve birden fazla niyaz içeren uzun bir dua cümlesidir. Bu iki ayet birlikte okunduğunda hem bir iman ikrarı hem de Allah'a yönelik çok boyutlu bir yakarış ortaya çıkar.
Arapça:
آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ ۚ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ ۚ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ۖ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ ﴿٢٨٥﴾ لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ ۗ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ ﴿٢٨٦﴾
Okunuşu:
Âmenerrasûlü bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü'minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülih, lâ nüferriku beyne ehadin min rusülih, ve kâlû semi'nâ ve eta'nâ ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yükellifullâhü nefsen illâ vüs'ahâ, lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet, rabbenâ lâ tüâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fü annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etti. 'Peygamberlerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz' dediler. 'İşittik ve itaat ettik. Affını dileriz Rabbimiz, dönüş yalnız sanadır.' Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği ölçüde yükümlü kılar. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, işlediği kötülük kendi zararınadır. Rabbimiz, unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz, güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen bizim Mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı: Bakara Suresi, 285–286. ayetler.
Bu iki ayet, Hz. Peygamber'in Mirac'ta aldığı vahyin son kısmı olarak rivayet edilir ve Müslim'in Sahih'inde bu ayetlerin her gece okuyan kimseye yeteceğine dair rivayetler aktarılır (Müslim, Müsâfir