OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), hayatı boyunca birçok durumda sahabe-i kirama dua öğretmiş; sabah-akşam, yemek öncesi-sonrası, yolculuk, sıkıntı ve şükür anlarında hangi sözleri söylemeleri gerektiğini bizzat göstermiştir. Bu duaların büyük bölümü Kütüb-i Sitte başta olmak üzere güvenilir hadis kaynaklarında rivayet edilmekte; bugün de milyonlarca Müslüman tarafından okunmaktadır. Aşağıda, hadis kaynaklarında sağlam rivayetlere dayanan ve Peygamberimizin özellikle tavsiye ettiği dualar bir araya getirilmiştir.
Peygamberimizin günlük hayatta en çok üzerinde durduğu dua vakitleri sabah ve akşamdır. Sabah namazının ardından ve akşam olduğunda okunmasını önerdiği duaların başında şu gelir:
Arapça:
سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ
Okunuşu:
Sübhânallâhi ve bihamdihî
Anlamı:
"Allah'ı hamd ile tesbih ederim."
Kaynağı:
Sahih-i Buhari, Daavât; Sahih-i Müslim, Zikir — Hz. Peygamber bu tesbihi sabah ve akşam yüzer kere söylemenin günahları silip süpüreceğini bildirmiştir.
Yine sabah-akşam okunması kuvvetle tavsiye edilen bir diğer dua:
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ...
Bu dua, hadis kaynaklarında "Seyyidü'l-İstiğfâr" yani istiğfarların efendisi olarak geçmekte ve Buhari'de rivayet edilmektedir. Peygamberimiz, bu duayı sabah okuyan kişinin o gün şehit olarak vefat etmesi hâlinde cennetlik olacağını; akşam okuyan kişinin de aynı müjdeye nail olacağını haber vermiştir.
Hz. Peygamber, üzüntü ve sıkıntı hisseden kişilere özel bir dua öğretmiştir. Bu dua hadis literatüründe "gamm ve hüzün duası" olarak bilinir:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ، ابْنُ عَبْدِكَ، ابْنُ أَمَتِكَ، نَاصِيَتِي بِيَدِكَ، مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ...
Okunuşu:
Allâhümme innî abdüke, ibnü abdike, ibnü emetike, nâsıyetî bi yedike, mâdin fiyye hükmüke, adlün fiyye kadâüke, es'elüke bi külli ismin hüve lek...
Anlamı (özet):
"Allah'ım, ben senin kulunum, kulunun oğluyum, cariyenin oğluyum. Perçemim senin elindedir. Hakkımda hükmün geçerlidir, hakkımdaki kaderinle adilsin. Sana ait olan her isim hürmetine senden istiyorum..."
Kaynağı:
Ahmed b. Hanbel, Müsned; İbn Hibbân, Sahih — Peygamberimiz bu duayı okuyan kişinin kederinin giderilip yerine ferahlık geleceğini müjdelemiştir.
Peygamberimiz hasta ziyaretine gittiğinde şu duayı okurdu:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ، أَذْهِبِ الْبَأْسَ، اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allâhümme Rabbe'n-nâs, ezhibili'l-be's, işfi ente'ş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâük, şifâen lâ yügâdiru sekamâ
Anlamı:
"Allah'ım, insanların Rabbi! Bu hastalığı gider. Şifa ver; zira şifa veren yalnızca sensin. Hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver."
Kaynağı:
Sahih-i Buhari, Tıp; Sahih-i Müslim, Selâm
Bu duayı aktarırken önemli bir not düşmek gerekir: Peygamberimiz şifa duasını tıbbi tedavinin yerine koymamış, bizzat sahabeleri tedavi olmaya yönlendirmiştir. Dua ile tıbbi bakımın birlikte yürütülmesi sünnetin ruhuna daha uygundur.
Hz. Peygamber bir yolculuğa çıkarken bineğe ya da taşıta bindiği anda şu duayı okurdu:
Arapça:
سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ، وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنقَلِبُونَ
Okunuşu:
Sübhânellezî sahhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn, ve innâ ilâ Rabbinâ lemünkalibûn
Anlamı:
"Bunu bizim için boyun eğdireni
Sabah ve Akşam Okunması Tavsiye Edilen Dualar
Peygamberimizin günlük hayatta en çok üzerinde durduğu dua vakitleri sabah ve akşamdır. Sabah namazının ardından ve akşam olduğunda okunmasını önerdiği duaların başında şu gelir:
Arapça:
سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ
Okunuşu:
Sübhânallâhi ve bihamdihî
Anlamı:
"Allah'ı hamd ile tesbih ederim."
Kaynağı:
Sahih-i Buhari, Daavât; Sahih-i Müslim, Zikir — Hz. Peygamber bu tesbihi sabah ve akşam yüzer kere söylemenin günahları silip süpüreceğini bildirmiştir.
Yine sabah-akşam okunması kuvvetle tavsiye edilen bir diğer dua:
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ...
Bu dua, hadis kaynaklarında "Seyyidü'l-İstiğfâr" yani istiğfarların efendisi olarak geçmekte ve Buhari'de rivayet edilmektedir. Peygamberimiz, bu duayı sabah okuyan kişinin o gün şehit olarak vefat etmesi hâlinde cennetlik olacağını; akşam okuyan kişinin de aynı müjdeye nail olacağını haber vermiştir.
Sıkıntı ve Keder Anında Tavsiye Edilen Dua
Hz. Peygamber, üzüntü ve sıkıntı hisseden kişilere özel bir dua öğretmiştir. Bu dua hadis literatüründe "gamm ve hüzün duası" olarak bilinir:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ، ابْنُ عَبْدِكَ، ابْنُ أَمَتِكَ، نَاصِيَتِي بِيَدِكَ، مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ...
Okunuşu:
Allâhümme innî abdüke, ibnü abdike, ibnü emetike, nâsıyetî bi yedike, mâdin fiyye hükmüke, adlün fiyye kadâüke, es'elüke bi külli ismin hüve lek...
Anlamı (özet):
"Allah'ım, ben senin kulunum, kulunun oğluyum, cariyenin oğluyum. Perçemim senin elindedir. Hakkımda hükmün geçerlidir, hakkımdaki kaderinle adilsin. Sana ait olan her isim hürmetine senden istiyorum..."
Kaynağı:
Ahmed b. Hanbel, Müsned; İbn Hibbân, Sahih — Peygamberimiz bu duayı okuyan kişinin kederinin giderilip yerine ferahlık geleceğini müjdelemiştir.
Hasta Ziyaretinde ve Şifa Niyetiyle Tavsiye Edilen Dua
Peygamberimiz hasta ziyaretine gittiğinde şu duayı okurdu:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ، أَذْهِبِ الْبَأْسَ، اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allâhümme Rabbe'n-nâs, ezhibili'l-be's, işfi ente'ş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâük, şifâen lâ yügâdiru sekamâ
Anlamı:
"Allah'ım, insanların Rabbi! Bu hastalığı gider. Şifa ver; zira şifa veren yalnızca sensin. Hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver."
Kaynağı:
Sahih-i Buhari, Tıp; Sahih-i Müslim, Selâm
Bu duayı aktarırken önemli bir not düşmek gerekir: Peygamberimiz şifa duasını tıbbi tedavinin yerine koymamış, bizzat sahabeleri tedavi olmaya yönlendirmiştir. Dua ile tıbbi bakımın birlikte yürütülmesi sünnetin ruhuna daha uygundur.
Yolculuk Başlarken Tavsiye Edilen Dua
Hz. Peygamber bir yolculuğa çıkarken bineğe ya da taşıta bindiği anda şu duayı okurdu:
Arapça:
سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ، وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنقَلِبُونَ
Okunuşu:
Sübhânellezî sahhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn, ve innâ ilâ Rabbinâ lemünkalibûn
Anlamı:
"Bunu bizim için boyun eğdireni