Peygamberlerin Sıkıntı Anında Okuduğu Dualar Nelerdir?

SelinKilic

Kayıtlı Kullanıcı
Peygamberler, en ağır sıkıntı anlarında Allah'a yönelmiş ve bu yönelişlerini Kur'an'da bizzat aktarılan dualarla dile getirmişlerdir. Bu duaların bir kısmı doğrudan Kur'an ayetlerinde geçmekte, bir kısmı ise hadis kaynaklarında rivayet edilmektedir. Hz. Yunus'un balığın karnındaki duası, Hz. Eyyub'un hastalık anındaki niyazı, Hz. Musa'nın darlık içindeki sığınışı bunların en bilinenleridir. Her biri farklı bir sıkıntı türünden doğmuştur; ama hepsinin özünde aynı şey vardır: tam bir teslimiyetle yalnızca Allah'a dönmek.

Hz. Yunus'un Duası: Karanlıklar İçindeki Sesleniş​


Hz. Yunus, balığın karnında tam bir çaresizlik içindeyken şu duayı okumuştur:

Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn.

Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."

Kaynağı:
Enbiyâ Suresi, 87. ayet.

Bu dua, hadis kaynaklarında da özellikle vurgulanmıştır. Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadiste Hz. Peygamber, bu duanın sıkıntı içindeki bir Müslüman tarafından okunması durumunda Allah'ın o kişiye icabet edeceğini bildirmiştir. (Tirmizî, Deavât, 82)

Duanın gücü, içindeki özden gelir. Önce tevhid, sonra tesbih, ardından itiraf. Bir insan bunları gerçekten hissederek söylediğinde bu, sıradan bir cümle olmaktan çıkar.

Hz. Eyyub'un Duası: Hastalık ve Uzun Sıkıntı Anında​


Hz. Eyyub, yıllarca süren ağır hastalığı sırasında şöyle dua etmiştir:

Arapça:
أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

Okunuşu:
Ennî messeniye'd-durru ve ente erhamü'r-râhimîn.

Anlamı:
"Bana zarar dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."

Kaynağı:
Enbiyâ Suresi, 83. ayet.

Bu dua dikkat çekici biçimde kısa ve sade. Hz. Eyyub şikâyetini değil, yalnızca durumunu Allah'a arz ediyor. Ve Allah'ın en merhametli olduğunu hatırlatıyor, ya da belki hatırlatmaktan çok kendine hatırlatıyor. Bu ince fark, duanın ruhunu anlamak için önemli.

Hz. Musa'nın Duası: Yoksulluk ve Çaresizlik Anında​


Hz. Musa, Medyen'e sığındığında son derece yorgun ve yoksul bir haldeydi. O anki duası Kur'an'da şöyle aktarılır:

Arapça:
رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ

Okunuşu:
Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.

Anlamı:
"Rabbim, şüphesiz bana indireceğin her hayra muhtacım."

Kaynağı:
Kasas Suresi, 24. ayet.

Bu dua, maddi sıkıntı ve geçim darlığı içindeyken okunabilecek en sade ve içten seslenişlerden biridir. Hz. Musa ne uzun bir şikâyet dile getiriyor ne de ayrıntılı bir talepte bulunuyor. Yalnızca ihtiyacını açıklıyor.

Hz. Zekeriyya'nın Duası: Umutsuz Görünen Bir Dilekte​


Hz. Zekeriyya, ileri yaşta ve kısır bir eşiyle çocuk sahibi olmayı dilediğinde şöyle dua etmiştir:

Arapça:
رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ

Okunuşu:
Rabbi lâ tezerní ferden ve ente hayrü'l-vârisîn.

Anlamı:
"Rabbim, beni yalnız bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın."

Kaynağı:
Enbiyâ Suresi, 89. ayet.

Bir de şu dua aynı bağlamda geçer:

Arapça:
رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاءِ

Okunuşu:
Rabbi heb lî min ledünke zürriyyeten tayyibeh, inneke semîu'd-duâ.

Anlamı:
"Rabbim, katından bana temiz bir nesil bağışla. Şüphesiz sen duayı işitensin."

Kaynağı:
Âl-i İmrân Suresi, 38. ayet.

Hz. Zekeriyya'nın duası, insani açıdan imkânsız görünen bir durumda bile Allah'tan istemekten vazgeçmemenin örneğidir.

Hz. İbrahim'in Duası: Zor Bir Görevin Başında​


Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail ile birlikte Kâbe'nin temellerini yükseltirken şöyle dua etmiştir:

Arapça:
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Okunuşu:
Rabbenâ tekabbel minnâ inneke ente's-semîu'
 
Geri
Üst