Salavat Getirmek Ne Demektir?

OguzYalcin

Kayıtlı Kullanıcı
Salavat getirmek, Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) salât ve selam okumak demektir. Arapça "salât" kelimesinden türeyen bu ifade, Allah'ın Peygamber'e rahmet etmesi ve onu yüceltmesi için yapılan dua anlamını taşır. Kur'an'da bu konuda açık bir emir yer alır; Ahzab Suresi 56. ayette Allah Teâlâ şöyle buyurur:

Arapça:
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا

Okunuşu:
İnnallahe ve melâiketehu yusallûne alen-nebiyy, yâ eyyuhellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.

Anlamı:
"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin."

Kaynağı: Ahzab Suresi, 56. ayet

Bu ayet, salavat getirmenin yalnızca bir gelenek değil, Kur'an'ın doğrudan emri olduğunu ortaya koyar. Allah'ın ve meleklerin Peygamber'e salât ettiği bildirilmekte; müminlerden de aynısını yapmaları istenmektedir.

Salavat Nasıl Getirilir?​


En temel salavat şekli, hadis kaynaklarında rivayet edilen Salavat-ı İbrahimiyye'dir. Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim'de yer alan rivayetlere göre sahabe, Hz. Peygamber'e nasıl salavat getirileceğini bizzat sormuş; Peygamberimiz (s.a.v.) şu metni öğretmiştir:

Arapça:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd. Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.

Anlamı:
"Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine de salât et. Şüphesiz sen Hamîd ve Mecîd'sin. Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine de bereket ver. Şüphesiz sen Hamîd ve Mecîd'sin."

Kaynağı: Sahih-i Buhari, Daavat; Sahih-i Müslim, Salât

Bunun yanı sıra daha kısa salavat ifadeleri de yaygın biçimde kullanılır. "Sallallahu aleyhi ve sellem" veya "Aleyhissalâtü vesselam" bunların en bilinen örnekleridir. Bu kısa ifadeler de salavat olarak kabul edilir; ancak Salavat-ı İbrahimiyye daha tam ve hadislerle sabit olan şekildir.

Salavat Getirmenin Dinî Dayanağı Nedir?​


Salavat getirmek, hem Kur'an'a hem de sahih hadislere dayanan bir ibadettir. Ahzab Suresi 56. ayet doğrudan bu emri içermektedir. Hadis kaynaklarında ise salavat getirmenin fazileti hakkında çok sayıda rivayet bulunmaktadır.

Sahih-i Müslim'de yer alan bir hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Kim bana bir kez salavat getirirse Allah ona on kez rahmet eder." Bu rivayet, salavatın yalnızca bir saygı ifadesi değil, aynı zamanda mümin için manevi bir kazanım olduğunu göstermektedir.

Özellikle Cuma günü salavat getirmeye dair de hadis rivayetleri mevcuttur. Ebu Davud ve Nesai'de geçen rivayetlerde Hz. Peygamber, Cuma günü salavat getirmeyi teşvik etmiştir. Ancak bu konuda belirli bir sayı ya da zorunlu bir uygulama biçimi hadislerde sabit değildir; Cuma günü daha çok salavat getirmenin faziletli olduğu bildirilmiştir.

Salavat Ne Zaman Getirilir?​


Namazda teşehhüdün ardından Salavat-ı İbrahimiyye okunması, Hanefi, Şafii ve diğer mezheplerce benimsenmiş bir uygulamadır; bu nedenle namaz içinde salavat getirmek en bilinen ve yaygın kullanım biçimidir.

Bunun dışında salavat günlük hayatın farklı anlarında da getirilebilir. Hz. Peygamber'in adı anıldığında salavat getirmek, İslam'da köklü bir uygulama olarak yer almaktadır. Dua öncesinde ve sonrasında salavat getirmenin duanın kabulüne vesile olduğu da hadis kaynaklarında aktarılmaktadır; İbn Kayyım el-Cevziyye bu konuya eserlerinde yer ver
 
Geri
Üst