DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Şifa duası olarak bilinen ve İslami kaynaklarda geçen en temel dua, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hasta ziyaretlerinde okuduğu rivayetle aktarılan duadır. Bu dua Buhârî ve Müslim başta olmak üzere güvenilir hadis kaynaklarında yer alır ve hem hasta için okunabilir hem de kişinin kendi şifası için talep ettiği bir dua olarak kullanılabilir.
Duanın Arapçası, okunuşu ve anlamı şöyledir:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allâhümme Rabbe'n-nâsi, ezhibili'l-be'se, işfi, ente'ş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yügâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Allah'ım, insanların Rabbi! Bu hastalığı gider. Şifa ver. Şifa veren yalnızca Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık bırakmasın."
Kaynağı:
Buhârî, Tıbb 38; Müslim, Selâm 46. Hz. Âişe'den (r.a.) rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) hasta ziyaretine gittiğinde bu duayı okurdu.
Rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v.) hasta ziyaretlerinde hastanın üzerine elini sürerek bu duayı okurdu. Buhârî ve Müslim'deki rivayetlerde duanın hasta için okunduğu aktarılmaktadır. Dolayısıyla bu duayı hem hasta olan kişi kendisi için okuyabilir hem de bir yakını hasta adına okuyabilir.
Duanın okunuş biçimine ilişkin kaynaklarda özel bir usul şart koşulmaz. Abdestli olmak dua adabı açısından tercih edilir; ancak abdest şart olarak geçmez. Belirli bir tekrar sayısı da hadis kaynaklarında yer almaz. Sayıya bağlı uygulamalar sonradan oluşmuş geleneksel pratiklerdir ve bunları dinî zorunluluk olarak sunmak doğru olmaz.
Kur'an'da şifa kavramı doğrudan birkaç ayette geçer. Bu ayetler birer dua metni değildir; ancak şifanın yalnızca Allah'tan geldiğini bildiren ve hasta olan ya da şifa dileyen kişinin anlam dünyasını besleyen ayetlerdir.
En çok aktarılan iki ayet şunlardır:
Yunus Suresi 57. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ
Okunuşu:
Yâ eyyühe'n-nâsü kad câetkum mev'izatün min Rabbikum ve şifâun limâ fi's-sudûr.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, kalplerdeki dertlere bir şifa gelmiştir."
Kaynağı: Yunus Suresi, 57. ayet.
Bu ayet Kur'an'ın genel olarak kalpler için şifa olduğunu bildirir; belirli bir hastalık için okunacak özel bir dua metni değildir.
İsrâ Suresi 82. ayet:
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve nünezzilü mine'l-Kur'âni mâ hüve şifâun ve rahmetün li'l-mü'minîn.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz."
Kaynağı: İsrâ Suresi, 82. ayet.
Fâtiha Suresi'nin şifa amacıyla okunması, hadis kaynaklarında da geçen köklü bir uygulamadır. Buhârî'de yer alan bir rivayette ashabdan biri, bir kabile reisini Fâtiha okuyarak rukye yöntemiyle iyileştirmiş ve Hz. Peygamber bu uygulamayı onaylamıştır. Rukye; Kur'an ayetleri veya dualarla hasta üzerine okunarak şifa talep etme uygulamasıdır.
Fâtiha'nın bu bağlamda kullanımı kaynaklarda sabittir. Ancak bunu belirli sayıda, belirli günlerde veya özel ritüellerle yapma zorunluluğu hadislerde yer almaz.
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hem dua etmeyi hem de tedavi olmayı birlikte tavsiye ettiği hadisler mevcuttur. "Allah her derde deva yarattı, tedavi olun." anlamındaki rivayet bu anlayışı özetler (Ebû Dâvûd, Tıbb 1). Dua, tıbbi tedavinin yerine geçen bir yöntem olarak değil; manevi bir destek ve Allah'a yöneliş olarak değerlendirilir.
Hasta olan ya da hasta yakını olan kişilerin dua ederken aynı zamanda gerekli tıbbi yardımı alması, İslami kaynaklardaki bu anlayışla doğrudan örtüşür.
Hadis kaynaklarında bu dua için belirlenmiş bir tekrar say
Duanın Arapçası, okunuşu ve anlamı şöyledir:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allâhümme Rabbe'n-nâsi, ezhibili'l-be'se, işfi, ente'ş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yügâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Allah'ım, insanların Rabbi! Bu hastalığı gider. Şifa ver. Şifa veren yalnızca Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık bırakmasın."
Kaynağı:
Buhârî, Tıbb 38; Müslim, Selâm 46. Hz. Âişe'den (r.a.) rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) hasta ziyaretine gittiğinde bu duayı okurdu.
Bu Dua Nasıl Okunur, Kime Okunur?
Rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v.) hasta ziyaretlerinde hastanın üzerine elini sürerek bu duayı okurdu. Buhârî ve Müslim'deki rivayetlerde duanın hasta için okunduğu aktarılmaktadır. Dolayısıyla bu duayı hem hasta olan kişi kendisi için okuyabilir hem de bir yakını hasta adına okuyabilir.
Duanın okunuş biçimine ilişkin kaynaklarda özel bir usul şart koşulmaz. Abdestli olmak dua adabı açısından tercih edilir; ancak abdest şart olarak geçmez. Belirli bir tekrar sayısı da hadis kaynaklarında yer almaz. Sayıya bağlı uygulamalar sonradan oluşmuş geleneksel pratiklerdir ve bunları dinî zorunluluk olarak sunmak doğru olmaz.
Kur'an'da Şifa ile İlgili Ayetler
Kur'an'da şifa kavramı doğrudan birkaç ayette geçer. Bu ayetler birer dua metni değildir; ancak şifanın yalnızca Allah'tan geldiğini bildiren ve hasta olan ya da şifa dileyen kişinin anlam dünyasını besleyen ayetlerdir.
En çok aktarılan iki ayet şunlardır:
Yunus Suresi 57. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ
Okunuşu:
Yâ eyyühe'n-nâsü kad câetkum mev'izatün min Rabbikum ve şifâun limâ fi's-sudûr.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, kalplerdeki dertlere bir şifa gelmiştir."
Kaynağı: Yunus Suresi, 57. ayet.
Bu ayet Kur'an'ın genel olarak kalpler için şifa olduğunu bildirir; belirli bir hastalık için okunacak özel bir dua metni değildir.
İsrâ Suresi 82. ayet:
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve nünezzilü mine'l-Kur'âni mâ hüve şifâun ve rahmetün li'l-mü'minîn.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz."
Kaynağı: İsrâ Suresi, 82. ayet.
Fâtiha Suresi'nin Şifa ile İlişkisi
Fâtiha Suresi'nin şifa amacıyla okunması, hadis kaynaklarında da geçen köklü bir uygulamadır. Buhârî'de yer alan bir rivayette ashabdan biri, bir kabile reisini Fâtiha okuyarak rukye yöntemiyle iyileştirmiş ve Hz. Peygamber bu uygulamayı onaylamıştır. Rukye; Kur'an ayetleri veya dualarla hasta üzerine okunarak şifa talep etme uygulamasıdır.
Fâtiha'nın bu bağlamda kullanımı kaynaklarda sabittir. Ancak bunu belirli sayıda, belirli günlerde veya özel ritüellerle yapma zorunluluğu hadislerde yer almaz.
Şifa Duası ile Tıbbi Tedavi Birbirini Dışlamaz
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hem dua etmeyi hem de tedavi olmayı birlikte tavsiye ettiği hadisler mevcuttur. "Allah her derde deva yarattı, tedavi olun." anlamındaki rivayet bu anlayışı özetler (Ebû Dâvûd, Tıbb 1). Dua, tıbbi tedavinin yerine geçen bir yöntem olarak değil; manevi bir destek ve Allah'a yöneliş olarak değerlendirilir.
Hasta olan ya da hasta yakını olan kişilerin dua ederken aynı zamanda gerekli tıbbi yardımı alması, İslami kaynaklardaki bu anlayışla doğrudan örtüşür.
Sıkça Sorulan Sorular
Şifa duası kaç defa okunmalıdır?
Hadis kaynaklarında bu dua için belirlenmiş bir tekrar say